Gönderi

Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü Kur’an-i Kerim de ‘’ Ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın!’’ buyuruyor. 12. İslamin istediği namaz, huşu, sevgiyle, ve saygıyla ALLAH’a teslimiyet ve bağlılıklarını ifade ederek, ALLAH’ın huzurunda bulunmanın hem mutluluğunu hem de hata yapma endişesini duyarak kılınan namazdır. 13. Namazda sure ve dualar, bilinçli ve iradeli bir şekilde hissederek ve anlayarak okundukları oranda değer ve anlam kazanırlar. Kişinin namazdan manevi haz alması ve namazın onu beklenen ruhi olgunluğa erişmesi büyük ölçüde buna bağlıdır. 14. Ezan; dünya telaşı ve yorgunluğu içindeyken ALLAH C.C. huzuruna davet ve dünya yorgunluğundan kurtulmak için bir çağrıdır. Namaz ferahlıktır. Namaz selamete davettir. Ezanla İnsan ALLAH C.C. hatırlar, ahireti hatırlar, namazı hatırlar. 15. Abdest; Mâide Suresi 6. ayete göre; ‘’Ey inanlar! Namaza kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar kolları yıkamak, başı meshetmek ve topuklara kadar ayakları yıkamak’’ - H.z. Peygamber efendimiz bir hadisi şerifinde; Kızgın öfkeli bir şahsa ‘’git abdest al’’ demiştir. 16. Namaz Kılınışı; Hicr Suresi 98. ayete göre; ‘’ Sen RABBİNİ övgüyle yücelt! Secde edenlerden ol’’ - Abdestten sonra kişi, İslam dinince örtünmesi gerekli olan yerleri temiz bir elbise ile örter ve daha sonra Kabe’ye yönelerek namaza başlar. Kabey’ye yönelmek ALLAH’ın bir emridir. Kabe, ALLAH’a ibadet için kurulan ilk mabettir. - bir davranış ancak niyet ile ibadet özelliği kazanır., bu yüzden namazda niyetle başlarız. - Önce Sübhaneke, sonra Fatiha daha sonra ezberde bulunan süreler okunur, önemli olan acele etmeden tane tane his ederek okumak, zihni bunlar üzerinde yoğunlaştırmak. - Namaz kılanın, bilinçli bir şekilde ne okuduğunu bilmesi, okuduklarını hissetmesi ve yaşaması oranında değer kazanır. - Namaza tam konsantre olabilmek için açlık, susuzluk, uykusuzluk gibi fizyolojik ihtiyaçlarında namazdan önce belirli oranda karşılanması gerekir. Aksi taktirde zihin bunlarla meşgul olabilir ve namaz şekilse hareketlerin ötesine geçemez. - H.z. Peygamber efendimiz bir hadisi şerifinde;’’ yemek ortaya konulduğu vakit, namazı kılmadan önce yemeğe başlayınız! Acele edip yemeği bırakmayınız.’’ demiştir. - Bu hayatta elbette çalışmak, uğraşmak, mücadele etmek, kendimizi tanıtmak şart, fakat ALLAH’IN yardımını ve katkısını, bizim için hayırlı olanı nasip ettiğini, ALLAH istemezse hiçbir şeyin olamayacağını her zaman hatırda tutmak gerekiyor. 17. Namazı İstekle, Arzu Duyarak Kılmak Kılmak İçin Dikkat Edilecek Hususlar; - Namazın ALLAH C.C. emri olduğunu sürekli hatırda tutulmalıdır; İnsanın ALLAH C.C. sevgisini ve rızasını kazanmak isteyip istemediği, yarın ahirette nasıl hesap vereceği konusunda kendisini sık sık sorgulayarak, namaz gibi yapması gereken ibadetleri ve diğer davranışları hangi oranda yerine getirdiği değerlendirmesi, onun namaz kılma arzusunu artıracaktır. - Namaz sadece yapılması gereken bir görev değil, aynı zamanda insanı mutlu kılacak bir uygulama olarak algılanmalıdır; Namazı sadece bir görev olarak algılanıp, onun kazandırması gereken gönül rahatlığını, ruh huzurunu yakalayamamak, zamanla namaza karşı bir isteksizlik oluşturabilir. Bu nedenle biz namazı ne kadar çok seversek, namazda olma, namaz kılmak arzumuz o kadar içten, çoşkulu olur. - Namazdan zevk alamaya çalışılmalıdır. Namazda ezbere okunana ayetler ve dualar üzerinde yoğunlaştırılarak yavaş yavaş kılınmalıdır, eğer zihinden günlük hayatla ilgili çeşitli problemler çıkartılıp, zihin okunulan ayetler üzerinde yoğunlaştırılabilirse, kişi rahatlar ve tekrar namaz kılma arzusu duyar. Bunun için mümkünse namazı sessiz, sakin bir ortamda kılınmalı ve aceleye getirilmemelidir. Basit engeller, çıkarlar ve arzular için namaz geciktirilmemeli ve ertelenmemelidir. - Namazın ALLAH’la kurulan bir iletişim, ALLAH’a yükselen bir yol olduğu bilinmelidir; Müslüman, günlük yaşantısının en az bir saatini ALLAH’la iletişim kurmalıdır, Bu süre ne kadar fazla olursa kişinin kazancı da o kadar fazla olur, İnsan bunu kendisi için bir nimet, ALLAH’ın bir ihsanı olarak kabul etmelidir. - Namaz mümkünse cemaatle kılınmalıdır; ‘’ Cemaatle kılınan namazın sevabı, yalnız başına kılınan namazdan yirmi yedi derece fazladır.’’ Hadis. Cemaat halinde kılınan namaz daha kolay, daha sevaplı, daha istekli olur. Kur’an’da Belirtilen Namaza Karşı Tutumları Yönünden İnsanlar 18. Kıldıkları namazın bilincinde olmayanlar; İnsanların bir kısmı, namazın esas amacını kavramadan, sadece alışkanlıklarının bir sonucu olarak namaz kılmaktadırlar, fakat bu namazları onları kötülüklerden arındırmaz, bir taraftan namaz kılarlar bir taraftan dinin yasakları şeyleri yaparlar. 19. Gösteriş için namaz kılanlar. Çevresinde ki insanlar namaz kıldığını göstermek, insanların taktirini toplamak için kılarlar, Bunlar ikiyüzlü, münafık tiplerdir. 20. İstemeyerek namaz kılmak; Müslümandan çekindikleri, korktukları için, ya da bazı beklentileri, çıkarları olduğu için kendilerini inanmış göstererek, istemeyerek de olsa namaz kılanlara işaret etmektedir. 21. Namazla alay edenler ve eğlenenler; İslam’ın değerleriyle, uygulamalarıyla ve bunlar içerisinde önemli bir yere sahip olan namazla alay eder, eğlenirler. Bunların başka inançlarına ve düşüncülerine saygısı yoktur. Bunlar bencildirler, sadece kendilerini düşünürler, baskıcı bir anlayışa sahiptirler. Maide Süresi 58 ayet; ‘’ Siz namaza çağrıldığınızda, onlar onu küçümsüyor ve alaya alıyorlar. Bunu, akıllarını kullanmayan bir topluluk oldukları için yapıyorlar.’’ 22. Namazı sadece ALLAH için kılanlar; En’am Süresi 162 ayet; ‘’ De ki: Benim namazım, diğer bütün ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, bütün varlıkların RABBİ olan ALLAH içindir.’’ ALLAH için namaz kılanlar, namaza özen gösterirler, içten bir bağlılık ve saygıyla ALLAH’a yönelirler. Çünkü ALLAH böyle istemektedir. Bunlar arzu duyarak, huşu içinde namaz kılarlar, Bakara Süresi 238 ayet; ‘’’’ Namazlara ve orta namaza özen gösterin! İçten bir bağlılık ve saygıyla ALLAH’a yönelin!’’ Mearic Süresi 23 ayet; Bir de bunlar, namazlarını aksatmazlar, namazlarında devamlı gösterirler. NAMAZ ve Psikolojik Mekanizmalar; Namaz Tek başına veya toplu olarak kılınan bir ibadettir. İki tür namaz kılma şekli vardır. . Birinci Namaz; kendini ALLAH’ın huzurunda hissederek, dünyevi ve günlük olayları zihinden çıkarıp, zihin, kalp ve beden bütünlüğünü sağlayarak huşu ile kılmak. . İkinci Namaz; ayakta duruş, rüku, secde e oturuş sırasında ezberlenen süre ve duları otomatik olarak okurken, yapılması gereken günlük işlerin planını zihinde tasarlayıp onları nasıl halledilebileceğinin hesabını yaparak kılmak. İşte bu ikinci tür kılış, namazın sağlayacağı manevi ve ruhsal oluşumları hiçbir zaman gerçekleştiremez. Ancak birinci kılınışa yaklaşıldığı oranda namazın psikolojik mekanizmalar üzerindeki olumlu etkisi artar. 23. 01. Namaz ve İnanç; İnsan neye inandığını söylüyorsa, onu kabul ettiğini belirtir. Dini inanca ‘’ İman ‘’denir. Eğer kişi ALLAH’a kuvvetle inanmış ve O’nun buyruklarını hiç kuşku duymadan kabul etmişse, onları severek, istekle, arzuyla yerine getirme çabası içerisinde olur. Çeşitli engellerle karşılaşıp yerin getiremeyince rahatsızlık duyar, üzülür. İbadetler de inançların dışa yansıyan görünümleridir. İbadetler de olumsuz etkilere, istek ve arzulara karşı inancı korurlar, onun zayıflamasını önlerler. İnancın kuvvetliliği insanı ibadette bulunmaya iter, yaptığı ibadetler de inancını korurlar. İnancın korunması ve güçlü kalması noktasında namaz çok önemli bir fonksiyona sahiptir. Namaz Ruhun manevi ateşinin sürekli canlı kalmasını sağlamakta, sönmeye yüz tuttuğunda onu tekrar tutuşturmaktadır. 02. Namaz ve Düşünce; ‘’Kardeşim sen düşünceden ibaretsin. Geriye kalan et ve kemiksin. Gül düşünürsün, gül bahçesi olursun. Diken düşünürsün, diken bahçesi olursun.’’ Mevlana İnsanları diğer canlılardan ayıran akıl yürütme, düşünme ve muhakeme etme yeteneğidir. Kur’an-i Kerim önemle durur ve insanı aklını kullanmaya düşünmeye çağırır. Kur’an-i Kerim düşünceyi, insanın kulluk bilincini güçlendiren bir unsur olarak görür. 02.01: Namaz ve Kendini Kritik Etme, sorgulama; Namaz insana ALLAH C.C. buyruklarını, ahreti ve bu buyruklarını uygulama noktasında kendi durumunu hatırlatır. Namazla onu hem ferahlatır hem de uyarır. 02.02: Namaz ve Hayatı Anlamlandırma; Namaz insana, yaratılış amacının, fizyolojik ihtiyaçlarını gidererek bedensel arzularını doyurmanın ötesinde, kendini yaratan varlığın ondan isteklerini gerçekleştirmek ve O’na bağlanarak dünyaya esir olmaktan kurtulup özgürleşmek ve ruhen güzelleşmek olduğunu kavratır. Mülk Süresi 2 Ayet; ‘’Amelce hanginiz daha güzeldir diye sizi imtihan etmek için hem de ölümü yaratan ALLAH’tır.’’ Zariyat Süresi 56 ayet : ‘’ Ben insanları ve cinleri sadece Bana kullukta bulunsunlar, ibadet etsinler diye yarattım ‘’ Ayetlerde belirtildiği gibi İnsanın yaratılışının, hayatın amacı güzel işler yapmak, ALLAH’ın rızasına uygun, yararlı, güzel davranışlarda bulunmak ve yalnızca ALLAH’a kulluk etmek. 02.03: Namaz ve Pozitif Düşünce : Namaz insanı hayata kötümser değil iyimser bakmaya yöneltir. ALLAH’ın yardımıyla hayatın olumsuzluklarıyla baş edebileceğini düşünür, hep iyilikleri ve güzellikleri hayal eder. İslam’a göre, başta insan olmak üzere ALLAH’ın yarattığı her şeyin bir amacı, bir değeri vardır. Hiçbir şey gelişi güzel yaratılmış değildir. 02.04.: Namaz ve Ölüm Sonrası Hayat: Namaz ALLAH’ın önemli bir isteğini yerine getirmenin bireye verdiği güvenle onu ölüm sonrası hayatın endişelerinden kurtarmada da etkin bir role sahiptir. Ölüm ve ölüm sonrası hayat insanın en çok düşündüğü olguların başında gelir. Üzerinde düşünülmesi gereken çok güzel bir cümle; Hayattan gidiş, hayata gelişten daha düşündürücü ve ürkütücüdür. Ölüm insanın kaçınılmaz bir sonu olmasına ve aklın bunu normal bir olay olarak kabul etmesine rağmen, insan duygusal olarak, ölüme alışamamıştır. İşte ALLAH ve ahiret inancı ve namaz kılma görevini yapmış olmanın rahatlığı, insanı bu ürkütücü durumdan, yok olma kaygısından ve korkusundan kurtarır, ölüm sonrası için ümit var kılar, gönlünü ferahlatır. 02.05: Namaz ve Nöroteoloji: Nöroteoloji, dua, ibadet ve meditasyon esnasında msitik uyanış yaşayan kişilerin beyinlerinde olup bitenleri inceleyen bir bilim dalıdır. Dua ve ibadetler esnasında beyinde mutluluk hormonlarının salgı düzeyi yükselmektedir. Namaz aynı zamanda bir duadır. 24. Namaz ve Duygu: Mearic Süresi 19/20 ayetler: ‘’ Gerçek şu ki, insanın yapısında tahammülsüzlük ve bencilik vardır. Başına bir kötülük gelince sızlanır. Bir iylik elde edince cimrilik eder, kıskanır. Ancak namaz kılanlar bunun dışındadır.’’ Kalp duyguların merkezi olarak kabul edilir. Haz duyulmadan yapılan her iş, birey için bir angaryadır, onun için yapılan her ibadette haz duyarak yapılmalı ki angarya olmasın. Nisa Süresi 142/143 ayetlerde: Münafıkların namaza gönülsüz, üşenerek, isteksiz olarak kalktıkları belirtilmektedir.’’ İşte ALLAH’a inanan, ALLAH’ı seven, saygıyla, şükran duygusuyla ALLAH’a bağlılık duyan bir Mü’min, namazın ALLAH’ın huzurunda bulunmanın ve O’nunla iletişim kurmanın önemli bir araç olduğunu kabul ettiğinde, namaz onu kendine çekecek, namaz kılma arzusu güçlenecek ve namazdan zevk alacaktır, böyle kılınan namaz da onun bütün duygularına şekil verecektir. Namaz ve Sevgi, Saygı, Korku Duygusu: Namaz sevgi ve saygı duygularıyla beraber korku duygusu da etkendir. İnsan yaratılışı gereği sevmek ve sevilmek ister. Bakara Süresi 165 ayet; ‘’ALLAH’a inanan insanın en çok ALLAH’ı sevmesi gerektiği,’’ Mearic Süresi 27/28 ayetler; ‘’ en çokta ALLAH’tan korkması gerektiği.’’ Belirtildiği.’’ Ancak bu korku sevgi ve saygıya dayalı ALLAH’ın sevgisini ve rızasını kaybetme endişesinden doğurduğu korkudur. Nasıl ki insan sevdiği kişiyle kendisini sevdirebilmek, kalbine girebilmek için, onun istediği şeyleri en üst düzeyde yerine getirmeğe çalışırsa, ALLAH’a inanan ve en çok O’nu seven insan da ALLAH’ın isteklerinden biri olan namazı, kendini ALLAH’A sevdirebilmek ve O’nun rızasını kazanabilmek için arzu duyarak, içten gelerek kılar. 25. Namaz ve Şükür Duygusu; Namaz şükür duygusunu da güçlendirir, İnsanın çoğu zaman, sahip olduğu imkanları yeterince değerlendirmediği, sahip oldukları değil de, eksiklik duyduklarını daha çok ön planda çıkardığı görülmektedir, fakat bu anlayış insanı yakınmaya, sahip olduklarının değerini küçük görmeye itmekte, onu şükür etmekten alıkoymakta ve mutsuz kılmaktadır. İnsanlar genelde kendinden iyi durumlara bakar ve onlar gibi olmadığı için şükürsüzlük başlar ama kendinden aşağı baksa şükür etmesi gerektiğini anlar. İslam dini kendinden iyi durumda olanlara bakarak çalışmasını, kötü durumda olanlara bakarak da şükür etmesini istemektedir. Namaz aynı zamanda, insanı var edenin, sahip olduğu her şeyi ona verenin ALLAH olduğu bilincini sürekli canlı tutmanın bir aracıdır, bu bilinçle hareket eden insan ise ALLAH’a çokça şükreder, nankörlük etmez, hayata olumlu bakar, İnsan varoluşunun borcunu ancak şükürle ve kendini var edene gereği gibi kul olmakla ödeyebilir. 26. Namaz ve Günahkarlık Duygusu; Namaz günahkarlık ve suçluluk duygusuna kapılmayı da önler, İnsan yanlış ve eksik dini bilgisinin de etkisiyle, işlediği herhangi bir günahın affedilmeyeceği inancına kapılabilir ve bu inanç onda günahkarlık ve suçluluk duygusu oluşturabilir, İslamiyet hangi hatalı hareket olursa olsun tövbesinin mümkün olduğunu, samimiyetle yapılan tövbeyi ALLAH C.C. affedeceği, Zümer Süresi 53 Ayet; ‘’ De ki; Ey kendi istek ve arzularında aşırıya kaçan kullarım! ALLAH’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Kuşkusuz ALLAH bütün günahları bağışlar. Çünkü O affedendir, bağışlamayı sevendir.’’ Yalnız burada tek istisna vardır ki o da kul hakkıdır, Eğer kul hakkı varsa üzerinde onunla mutlaka helalleşmen gerekiyor, Bir de ölüm anında yapılan tövbenin kabul edilmeyeceği. 27. Namaz ve Merhamet Duygusu; Namaz kılan insan, namazdan önceki ve sonraki davranışlarında ve bütün günlük hayatında merhametli olamaya çalışır, ben değil biz duygusuyla hareket eder. 28. Namaz ve Kalp Temizliği; İslam’a göre kalp hem iman hem de aklın ışıltısını yansıtan bir ayna gibidir, Adaletin kaynağı kalptir, Ancak kalbin namazla ALLAH’ın zikriyle parlatılması gerekir, dünyevi arzuların, para, mal, mülk, makam, mevki, şehvet arzularının baskısından, tahakkümünde kurtarılması gerekir. Namazla manevi olarak eğitilen insan, kalbini karartan günah lekerin, olumsuz istek, arzu ve duygularını temizler, kalbine aydınlık, gönlüne ferahlık gelir, böylece huzuru kurtuluşa erer, İslam kalp temizliğine çok önem verir. Rad süresi 28 ayet; ‘’Çünkü kalpler ancak ALLAH’ı anmakla kurutuluşa erer. ‘’ 29. Namaz ve Davranış; Temeldeki inanç faktörü nedeniyle, ibadetlerle diğer davranışlar arasında bir bağlantı vardır, bilinçli bir şekilde namaz kılan birey yanlış ve kötü davranışlara kolayca sürüklenmez, Namaz vakitle sınırlı olmayan, vaktin dışında da insanı doğru istikamette yol almasını sağlayan bir kılavuzdur, Namaz insana ALLAH’ın diğer emirlerini ve öldükten sonraki hayatı hatırlatarak kendini kritik etmesini ve değerlendirmesini sağlar, bu doğrultuda yaptığı bir takım kötülükler, haksızlıklar varsa, bunlardan vazgeçmeye çalışır. 30. Namaz ve İrade; Din, insan ihtiraslarını frenleyen en kuvvetli manevi dizgindir. (Ali Fuat Başgil), ALLAH’ın koyduğu kuralı dikkate alarak namaz kılan insan, O’na olan saygısını göstermekte, dünyevi istek ve arzularından fedakârlık ederek zamanının bir kısmını ibadet etmeye, namaz kılmaya ayırmaktadır, İradesini bu yönde kullanarak hem maddi unsurların etkisine karşı güç kazanmak hem ahirete dönük kazanımlar elde etmektedir. 31. Namaz ve Kişilik: Namaz insanı olumsuz kişilik özelliklerinden uzaklaştırıp, olumlu kişilik özelliklerine yöneltir, yani namaz kılan insan, yalan söylemez doğru olur, ikiyüzlü hareket etmez samimi olur, sadece kendi çıkarlarına göre hareket etmez, 32. Namaz ve Benlik: Namaz aynı zamanda bir olgunlaşma sürecidir, benliğin oluşumunda her vakit kılınan namazın ayrı bir katkısı vardır, her vakit namaz olgunluğa ermenin bir basamağıdır, dünyayı arkaya atıp içe dönerek ALLAH’a doğru yol alışta bir adımdır, böylece insan her vakit yenilenir, olgunlaşır, kemale erer. 33. Namaz ve Vicdan: Vicdan Arapça da ‘’bulmak’’ anlamına gelir. İnsan vicdanı ile kendi kendini muhakeme eder, yargılar, bu nedenle vicdan adeta insanın içinde kurulan bir mahkemedir. Namaz ALLAH’a mutlak teslimiyetin bir ifadesidir, Namaz insanda ki yalnızlık, kimsesizlik duygusunu giderir, Namazla insan ALLAH’la iletişim kurmaktır, bu da ALLAH’a yakınlık hissi, güven duygusu vermekte, onu kaygı ve endişeden korumaktadır, Kendini Yaratanına ait hissederken namaz kılarak ALLAH’ın rızasını kazandığını düşünen insan, her zaman ALLAH’ı kendine destek ve yanında görür. Yalnızlık duygusunun giderilmesinde cemaatle kılınan namazın da önemli etkisi vardır. 34. Namaz ve Beden Sağlığı: İnancın, duanın ve ibadetin beden sağlığı üzerinde olumu etkileri vardır, Namazda ki kıyam, ruku, secde ve oturuş insanın fiziki yapısını canlandırmakta, özellikle eklemler için oldukça yararlıdır. SONUÇ: Namaz ALLAH’a kulluğun hem şekilsel hem de zihinsel ve duygusal olarak insanın bütün benliğine yansıtıldığı, tüm organların bütün halinde ALLAH’ı zikrettiği bir ibadettir. Namaz, Müslümanın hem ALLAH’la ilişkisini canlı tutan hem de onu ruhen eğiterek, olgunlaştırarak, kötü istek ve arzularını, zararlı eğilimlerini bastırıp, kontrol altına alıp iyi özeliklerini ortaya çıkartarak onun güzelleşmesine katkı sağlayan bir ibadettir. Namazda sonsuzluğa ulaşmanın tadı vardır, ALLAH’ın rızasını kazanmak, ALLAH’a iyi kul olmak bilinciyle kılınan namaz, insanın tutum ve davranışlarında, kişiliğinde, hayata bakışında mutlaka olumlu değişmeler meydana getirir, Kişi namazla yönünü tevhidin, birliğin, doğrunun, iyinin, güzelliğin sembolü olan KABE’ye çevirir. H.z. Peygamber Efendimiz s.a.v. ‘’ İmanın mükemmelliğini, ahlakın güzelliğine bağlamıştır.’’
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020122 okunma
·
175 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.