Gönderi

don kişot
Puan vermedi·624 syf.··
2026 154. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 17:37
Don Kişot, dünya romanının en etkili eserlerinden biridir, bilen bilir. İlk bakışta yaşlı bir şövalyenin hayal dünyasına kapılışını anlatan mizahi bir macera romanı gibi görünse de, aslında insanın gerçeklik ile hayal arasındaki çatışmasını derin bir şekilde işler. Kişilerin gerçekliği ile dünyanın gerçekliği dahası gerçeklik algısının kişiden kişiye değişimi ve nihayet izafiyet teorisi.. Zorlasak olacak gibi, Anştayn'ın kulaklarını çınlatacağız. Cervantes tarafından 17. yüzyılda yazılan eser, modern romanın başlangıcı sayılmaktadır. Öncesi yok mu var tabi. İşte Cervantes öncesi Amadis de Gaula gibi şövalyelik hikayeleri veya 11. yy. da kaleme alınmış Genji'nin Hikayesi gibi bir çok ürün var Don Kişot'tan daha önce ama bir Şekilde Don Kişot modern romanın başlangıcı sayılır ( 17. yy.). Romanın başkahramanı Don Kişot, şövalyelik hikayeleri okuyarak gerçek dünyadan kopmuş bir adamdır. Kendini gezgin şövalye ilan eder ve paslı zırhıyla adalet dağıtmaya çalışır. Ancak onun kahramanlık sandığı olaylar çoğu zaman trajikomik durumlara dönüşür. Yel değirmenlerini dev sanarak saldırması, romanın en bilinen sahnesidir ve insanın kendi hayalleri uğruna gerçeği nasıl değiştirebildiğini simgeler. Don Kişot'un “koyun sürüsüne saldırma” sı, romanın en önemli bölümlerinden biridir çünkü Don Kişot’un gerçeklik algısını ve Cervantes’in toplum eleştirisini açık biçimde ortaya koyar. Sahnede Don Kişot, uzaktan yaklaşan iki koyun sürüsünü büyük ordular olarak görür. Ona göre bu sürüler, birbirine saldırmak üzere olan düşman askerleridir. Hatta orduların komutanlarını, savaş düzenlerini ve kahramanlık hikayelerini ayrıntılarıyla anlatır. Oysa yanında bulunan Sanço Panza gerçeği görmektedir: Ortada yalnızca koyunlar vardır. Sanço ne kadar uyarsa da Don Kişot kendi hayal dünyasına inanmayı sürdürür ve “şövalyelik görevi” adına sürüye saldırır. Sonunda çobanlar onu taşlayarak yaralar. Dişlerinin birçoğunu bu gazada kaybeder:) Bu sahnenin ilk dikkat çeken yönü, hayal ile gerçek arasındaki çatışmadır. Don Kişot dünyayı olduğu gibi değil, olmak istediği gibi görür. Onun zihni şövalye romanlarıyla öylesine doludur ki sıradan bir koyun sürüsü bile destansı bir savaşa dönüşür. Cervantes burada insanın bazen kendi düşüncelerine ne kadar körü körüne bağlanabileceğini gösterir. Sahne aynı zamanda şövalyelik kültürünün parodisidir. Orta Çağ şövalyeleri savaş meydanlarında kahramanlık gösterirken Don Kişot’un “kahramanlığı” komik ve acıklı bir duruma dönüşür. Böylece Cervantes, dönemin eskimiş şövalye ideallerini eleştirir. Don Kişot’un trajikomik hali, geçmişe körü körüne bağlı insanların çağın gerçeklerinden kopabileceğini anlatır. Sanço Panza’nın tavrı da önemlidir. Sanço, romanımızda gerçeği temsil eder; sağduyulu ve pratiktir. Bir ada uğruna(menfaat) Don Kişot Usta'nın hayallerine katlanan uyanık geçinen saf bir Çorumludur. Don Kişot ise hayallerin ve ideallerin insanıdır. Bu sahnede iki karakter arasındaki karşıtlık çok belirginleşir. Bir yandan Don Kişot’a gülerken bir yandan da onun içtenliğine üzüldüm. Bu gerçek. Çünkü Don Kişot aslında kötü niyetli değildir; yalnızca dünyayı daha kahramanca görmek istemektedir. Sanço'nun hayallerine kavuşup vali tayin edilmesi oyunu ise gerçekten harikaydı. Ölmekten gülecektim:) Cervantes, bu karşıtlık durumlar üzerinden toplumun değerlerini, insan doğasını ve dönemin sosyal yapısını eleştirir. Don Kişot'un içtenliği, samimiyeti ve saflığına vuruldum. Çevremde o kadar çok Don Kişot ve Sanço var ki ben bile inanamadım Cervantes'in olayları sürükleyip bombayı kalbimizin tam ortasına isabet ettirmesine. Aslında konuşulacak, çok konuşulacak hatta çopçok konuşulacak bir roman. Paneller, açıkoturumlar, sempozyumlar düzenlenmeli Don Kişot İçin. Son olarak , yalnızca bir macera romanı değil; hayal gücü, özgürlük, gerçeklik ve insan ruhu üzerine yazılmış evrensel bir eserdir. Aradan yüzyıllar geçmesine rağmen hala okunmasına şaşmıyorum. İnsanın düş kurma ihtiyacı ve bu düşlerin hayatın sert gerçekleriyle çatışması.. Haydi eve gitmeliyim ben İrfan.
Don Kîşot - Cilt 2Miguel de Cervantes · Doz Yayınları · 2011347 okunma
·
95 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İnceleme biraz uzun olmuş, ben en önemli gördüğüm kısımların altını çizeyim(sınavlarda çıkar, demedi demeyin sonra) 1-) Aynştayn'ın izafiyet teorisi Don Kişot'tan çalıntıdır, o bu teorinin mucididir. 2-) Sanço Panza hakiki Çorumludur. (kanıtlarım var.)
rahatsız
Gönderi Sahibi
Daha anlatacak çok şey vardı aslında ama belki bir gün vaktim olursa uzun uzadıya öznel bir perspektiften metin tahlili de yapmak isterdim. Bakalım belki bir gün. Not: Aynştayn Don Kişot'taki durumu görmüş ve bu durumun adını koymuştur. Dipnot: Yozgatlı da olabilir ama kanıtım yok. Sevgi ilen..