Emine Cebir, bir alıntı ekledi.
Dün 14:10 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Demek ki kendi yenilgimin işçisi yine kendimim..

Don Kişot, Miguel De Cervantes (Sayfa 273)Don Kişot, Miguel De Cervantes (Sayfa 273)
Emine Cebir, bir alıntı ekledi.
Dün 14:08 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Çünkü, sevgili çocuğum, dünyada hiçbir şey insanları idare etmek Zenaati kadar can sıkıcı ve yorucu değildir.

Don Kişot, Miguel De Cervantes (Sayfa 234)Don Kişot, Miguel De Cervantes (Sayfa 234)
Emine Cebir, bir alıntı ekledi.
Dün 14:06 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Sanço dostum, seni dinleyerek bu melun heriflerle uğraşmasam iyi olacakmış. Kötülere iyilik etmek kum üstüne yazı yazmak gibidir. Ne çare ki olan olmuştur. Bu dersin kulağımıza küpe olmasını dileyelim.

Don Kişot, Miguel De Cervantes (Sayfa 95)Don Kişot, Miguel De Cervantes (Sayfa 95)
Emine Cebir, bir alıntı ekledi.
Dün 14:03 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Hiçbir felaket yoktur ki insana çıkacak bir kapı bırakmamış olsun,

Don Kişot, Miguel De Cervantes (Sayfa 63)Don Kişot, Miguel De Cervantes (Sayfa 63)
Merve Bakıcı, bir alıntı ekledi.
21 Ağu 19:32

Bir Gün Hamlet Bir Gün Ophelia
Bırakın Tanrı aşkına roman kahramanları olmayı, ya da tiyatro.
Bir gn Hamlet'siniz, bir gün Ophelia.
Bir gün Raskolnikov'sunuz, bir gün Esmeralda.
Don Kişot? Belki baştan beri ve hala. O yüzden ya zaten hep roman kahramanlarısınız.
Neden ama? Romanın karakteristiğidir doğru, biz de biliyoruz romanın dünyasında şık duranın gerçek hayatta dayanılmaz olduğunu. Ya da tersinden okuyalım cümleyi, '' Ne kadar trajik olursa olsun, romanda anlatılanları insanda yaşama arzusu uyandırdığını''.
Gerçek hayatta tahammülü imkansız olan, romanda pekala dayanılır duruyor. Gerçek hayatta dayanamayan, bir roman kahramanı a dönüştürünce kendisini pek hoş dayanıyor.
Bunun için sürekli roman kahramanları oluyorsunuz. Böylesine kendiniz olmaktan kaçıyorsunuz.
Bu bedel ağır değil mi? Sizin ödediğinizden bahsediyorum, biraz dayanabilmek uğruna hani.
Bu bedel ağır değil mi? Sizin ödediğinizden bahsediyorum, biraz dayanabilmek uğruna hani.
Hamlet olmaya kendiniz olmayı feda ediyorsunuz. Yaşanmış ve denenmiş bir hayatı geçiriveriyorsunız sırtınıza. Sorgusuz ve sualsiz. Bakışlarını Hamlet'siniz. Tavırlarınız, tepkileriniz, sesiniz kendinizin değil. Hatta kalbiniz. O da Hamlet 'in kalbine göre ayarlanmış.
Ayarlanmış ayarlanmasına da, kalbiniz bayım (ya da bayan), o kadar kolay ayar tutmuyor.

Mor Mürekkep, Nazan BekiroğluMor Mürekkep, Nazan Bekiroğlu