Bazı insanlar zor bir hayata doguyorlar gerçekten. Mahir in hikayesi de böyle zor bir hayat hikayesi ..
Havva ve Adem'in oglu yazıyor kimlik kağıdında..Bilinmezligin bir diger adı aslında..2 yaşında bırakılmış anne babası tarafından. 16 yıl yetiştirme yurdunda büyümüş. Adını bile yurdun müdürü koymuş.Kaybettigi oğlunun adı Mahir .Yurtta onu anlayan bir müdür var bir de Nazlı Anne ..Öyle sevgiye açlar ki onlara bakan kadınlara anne diyorlar.
Sevgi nasıl bir şey, sevmek nasıl?insan nasıl sevilir? Bunları bilmiyor orda ki çocuklar..
Dış dünyayı hiç bilmeden ,hiç tanımadan 18 yaşına geldiğinde yurttan gönderiliyor bu gençler.Mahir de çıkıyor .Lise arkadaşı ,hep düşündüğü Müzeyyen i görüyor bir kitapçıda. Ona bir şiir kitabı hediye ediyor Müzeyyen..Ama iki üç gün sonra gittiginde kitapçı kapanmış oluyor ..Ve Müzeyyen içinde en büyük yara kalıyor Mahir in ..
80li yılların kaos ortamında bir polisi öldürdüğü için suçlanıyor Mahir .Ve hakkında idam cezası isteniyor .O da bu söyleyemediklerini kağıtlara dökmeye başlıyor. Ona yardımcı olan kişi ise gardiyan Ekrem .O da tıpkı Mahir gibi aslında. Susmuşlukları,hayal kırıklıkları var onun da..Yazılarını Ekrem e emanet ediyor Mahir. Bir gün çıkarsa o yazıları alıp sahibine vermek istiyor ..
Acaba hayat yarım mı bırakacak onu ,yoksa Yazılarını emanetcisine verebilecek mi.?
Duygu yogunlugu çok yüklü bir kitap gerçekten . Zor bir dönem 80lerin zor hayat yaşayan insanları..Hayat bazı insanlara çok cömert davranırken, bazılarına maalesef karanlık yanını gösteriyor işte..
Kitapla kalın dostlar...
Geçmişin Parmak İzleriİbrahim Durmaz