Kitabı elime ilk aldığımda ismi dikkatimi çekince küçük bir araştırma yaptım.
"Ovidius Müzakeresi" isminin anlamı, hem mitolojik bir referansa hem de kitabın içindeki derin toplumsal eleştiriye dayanıyor.
Kitabın adındaki Ovidius, Romalı şair Publius Ovidius Naso’ya bir göndermedir.
Ovidius’un en ünlü eseri "Metamorphoses" (Dönüşümler)’dir.
"Müzakere" kelimesi normalde bir konunun çözümü için yapılan görüşme anlamına gelse de, kitapta daha ironik bir anlamda kullanılmış.
Yazar, bu ismi seçerek toplumun geçirdiği veya geçireceği sarsıcı dönüşümlere işaret eder. Kitaptaki distopik atmosferde, insanların değer yargılarının, kimliklerinin ve yaşam biçimlerinin nasıl başkalaştığı anlatılır.Eserde, insanların özgürlüklerini veya benliklerini korumak yerine, mevcut şartlara nasıl uyum sağladıkları ve bu durumu kendi içlerinde nasıl meşrulaştırdıkları sorgulanır.
Bizim başımıza gelmez dediğimiz her şeyi 2060’ların aynasından yüzümüze çarptığı, sarsıcı bir distopya.
Roman, sadece geleceği tahmin etmekle kalmıyor; bugünün mülteci krizinden otoriteye boyun eğişimize kadar tüm yaralarımızı tek bir mekânda, ıssız bir motelde topluyor.
Bizi 2060’lı yılların puslu ve tekinsiz Türkiye’sine davet ediyor. Ama bu davet, bir misafirlikten ziyade bir yüzleşme çağrısı.2071’e uzanan kronolojide; İstanbul depreminden salgınlara, mülteci krizinden kimlik kaybına kadar pek çok "tanıdık" felaket, bir kurgunun parçası olarak karşımıza çıkıyor ve eğitimin veya statünün bizi otoriteye teslim olmaktan korumadığını; aksine bazen teslimiyetin en iyi kılıfı olduğunu gösteriyor.
Eğer sadece bir hikaye okumak değil, toplumsal bir simülasyonun içinde nefes almak istiyorsanız, bu müzakereye mutlaka dahil olmalısınız.