Bazı çocuk kitapları yalnızca macera anlatmaz; korkunun, dayanışmanın ve bilinmezliğin içinde insanın nasıl değiştiğini de hissettirir. Suda Kaybolmak tam olarak böyle bir kitap.
İlk kitaptaki “haritada yer bulma” hissi burada daha geniş bir dünyaya dönüşüyor: denizler, felaketler, kayboluşlar, bilmeceler… Sürekli yükselen sularla birlikte hikâye de hiç durmadan hareket ediyor. Bu tempo kitabı sürükleyici kılıyor; fakat bazen olayların duygusunu sindirmeye fırsat bırakmadan bir sonraki fırtınaya sürüklüyor okuru.
Yine de kitabın en güçlü yanı bilmeceleri değil; çocukların birbirlerine tutunma biçimi. Hata yaptıklarında suçlamak yerine birlikte devam etmeleri, felaketin ortasında bile dostluğu koruyabilmeleri hikâyenin asıl merkezini oluşturuyor.
Şimdi gözler serinin devamında. Çünkü bazı hikâyeler, son sayfa kapandığında bile bitmiş gibi hissettirmiyor.