Puan vermedi·112 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Mayıs 2026 23:11 CORİNNE & MUSTAFA KEMAL
SON MEKTUP
Yüz yıl sonra ortaya çıkan satırlar...
"Benim ihtiraslarım var, hem de pek büyükleri; fakat bu ihtiraslar, yüksek mevkiler işgal etmek veya büyük paralar elde etmek gibi maddi emellerin tatminiyle ilgili değil. Ben bu ihtiraslarımın gerçekleşmesini vatanıma büyük faydaları dokunacak, bana da liyakatle yapılmış bir vazifenin canlı iç rahatlığını verecek büyük bir fikrin başarısında arıyorum."
・・・
Mustafa Kemal Atatürk ve Madam Corinne arasındaki dostluk, savaş yıllarında entelektüel paylaşımları ve derin bir güveni barındıran mektuplaşmalara dayanan özel bir bağdır. Madam Corinne, Mustafa Kemal'in yakın arkadaşı Yüzbaşı Ömer Lütfü Bey ile evliydi ve bu sayede tanışırlar. Eşi 1912'de şehit olduktan sonra Atatürk ile dostlukları derinleşir. Beyoğlu'ndaki evinde sanat ve kültür sohbetlerinin yapıldığı partiler düzenleyen Madam Corinne, Mustafa Kemal'in İstanbul'un sosyal hayatıyla daha yakından tanışmasına vesile olur.
Mustafa Kemal Atatürk'ün 1913-1916 yılları arasında yoğun mektuplaşmalar sürdürdüğü Madam Corinne, Atatürk'ün askeri ataşe olduğu dönemde dostluk kurduğu, fikirlerini paylaştığı, Çanakkale Savaşı gibi en zor zamanlarında dahi mektup yazdığı, entelektüel ve zarif bir figürdür. Mektupları özel kılan, Mustafa Kemal'in henüz milli bir kahraman olmadan önce özel yaşamına dair pek çok bilgiyi barındırmasıdır...
Atatürk, Sofya'daki görevindeyken başlayan ve Çanakkale Savaşı sırasında da devam eden süreçte Corinne ile Fransızca mektuplaşmıştır. Bu mektuplarda cephe anılarını, edebiyata olan tutkusunu ve memleket kurtuluşuna dair düşüncelerini paylaşmıştır.
Corinne 'nin o günlerde bulunduğu kehanet ise her okuduğumda tüylerimi diken diken ediyor: "Emin olunuz ki bu büyük insan, bir gün Türkiye'nin değil, bütün dünyanın en meşhur adamı olacaktır."
Corinne, Atatürk'ün hayatındaki bir kırılma değil, boşluk gibiydi..
Yarıda kalmış bir hikâyeydi..
Yazar kitabın yazılma serüvenini 'Giriş' kısmında çok güzel aktarmış. Bu kitabı yazmak için çokça emek vermiş ve araştırma yapmış..
Cevapsız kalan soruların da ilerleyen zamanlarda cevaplarını bulup bizimle paylaşacağına inanıyorum...
Türü sevenlere tavsiyemdir
Tarih gerçek bir okyanus gibi ve her kuluçta mutlaka tanıdık bir simaya, olaya veya detaya rastlıyoruz...