Umut Ettikçe Kaybettiklerimiz!
9/10
·528 syf.··
2026 70. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 15:53
Charles Dickens Büyük Umutlar kitabında sadece bir yetim çocuğun yükseliş hikâyesini anlatmıyor; "sınıf atlayınca gerçekten değişiyor musun?" sorusunu soruyor. Günümüz insanları mal mülk edinince ya da masanın öteki tarafına geçince nasıl da huyu suyu değişiyor. Okurken düşünmemek elde değil. Pip başta saf, temiz biri. Ama Estella'nın ona "köylü" gibi davranmasıyla kendi hayatından utanmaya başlıyor. Romanın en vurucu tarafı da tam bu: İnsan bazen fakir olduğu için değil, başkasının gözünde değersiz hissettiği için değişmek istiyor. "Benim kaba ellerim vardı, kalın ayakkabılarım vardı." Bir cümle. Pip'in içindeki her şeyin çöküşü bence. Miss Havisham ayrı bir hikâye. Düğün günü terk edilmiş, o andan itibaren hayatı dondurmuş. Çürüyen pasta, sararmış gelinlik, karanlık ev… Dickens burada psikolojik bir yıkımı ustalıkla çiziyor. Estella ise bu yıkımın eseri; sevmeyi hiç öğrenmemiş, öğrenmesine izin verilmemiş biri. Pip'e zarar veriyor ama kendisi de zaten paramparça. En güçlü darbe Magwitch'ten geliyor. Pip'e gerçek anlamda iyilik eden tek kişinin bir mahkûm olduğu ortaya çıkıyor. Kitap zaman zaman yavaş akıyor, bazı bölümler fazla uzuyor. Ama sorduğu sorular hiç eskimiyor, düşündürücü. Ben köylülüğümden neden utanayım? Biri daha fazla kazanıyor diye ben neden küçüleyim? Para insanı gerçekten "üst" yapar mı? İnsan kendini kaybetmeden yükselebilir mi? İnsanın bu sınıfsal farklar üzerine düşündürüyor. Romanın sonunda anlıyorsun: Pip'in "büyük umutları" aslında onun en büyük yanılgısıymış. Belki de bizimkiler de. İyi okumalar dilerim..
Büyük UmutlarCharles Dickens · Timaş Yayınları · 018,5bin okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.