·264 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Mayıs 2026 15:18 #Soru7
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere Richard Flanagan'ın kaleminden Soru 7 adlı kitabın yorumuyla geldim. Eserin türü anı, tarih ve otobiyografik. Toplamda sayfa sayısı 261.
Bir yazar anısını anlatıyorsa yaşadığı dönem hakkında da aslında birçok bilgiye sahip oluruz. Bazen onun yaşadığını yaşamamış olduğumuz durumlar olsa bile belki duygusal anlamda hissettiğini muhakkak hissetmişliğimiz olmuştur. Çünkü acılar, mutluluklar, hüzünler, işkenceler, sürgünler ve hafızadan silinmeyecek birçok şey ortaktır. Sadece derecesi farklıdır.
Yazar, kitabı okuduğumuz zaman anlattıklarında bir haykırış var. Neden olmasın ki? Zaten yaşadığı şeyler acının kendisi. Kim bilir yazarken kaç gözyaşı döktü, kaç kere dişlerini sıktı...
Babası Japonlara esir düştükten sonra yaşamış olduğu o travmatik hayatını anlatıyor. Yaşadığı şeyler kolay değil ve anlatırken şöyle bir his kapladı içimi: Hiçbir zaman bunları unutmayacak ve hafızasının bir köşesinde hep tazeliğini koruyacak. Zaten kimler acısını unutabilir ki?
Savaş bitince ailesinin yanına döner. Savaşta yaşanan olayı hemen hemen herkes bilir: Hiroşima'ya atılan atom bombası. Yazar bu olayı kafasına takıyor ve bunun üzerine düşüncelerini de bir yandan aktarıyor. Biz okuyucular ise okudukça düşünmeye ve sorgulamaya başlıyoruz. Hayatın sunduğu zorluklar var. Peki ya neden?
Yazarın anlatım biçimi gerçekten derinden yaşadığını hissettiriyor. Akıcı dili ile kolay okunan ama duygusal olarak yaşadıklarını hissettiren Soru 7 eserini siz değerli okuyuculara tavsiyemdir. Kitapla kalın...
.
.
.