Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 29 dk.
Sayfa Sayısı:
264
Basım Tarihi:
Mart 2026
Yayınevi:
Sia Kitap
ISBN:
9786256685598
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2026 78. kitabı
Kitaba başlarken giriş bölümünde, eleştirmenlerin eseri tek bir türe yerleştirmekte yaşadığı zorluktan bahsediliyor: Bir otobiyografi mi, tarihsel anlatı mı, trajedi mi, aşk romanı mı, yoksa sadece bir kurgu mu? Kitap bittiğinde ise bu eleştirinin ne kadar haklı olduğunu bizzat anlıyoruz. Richard Flanagan gerçekten de türler arasında öyle ustalıkla dolaşıyor ki bir noktadan sonra kitabı tek bir yere ait hissetmek imkânsızlaşıyor; sonunda insan kendini “hem hepsi hem hiçbiri” duygusunun içinde buluyor. Çehov’un cevapsız soruları ele aldığı ünlü parodisine atıfla “Soru 7” olmuş kitabın adı. Otobiyografik bir çizgide başlayıp bizi alıyor babasının II. Dünya Savaşı yıllarında Japonlara esir düştüğü kamplara götürüyor. Oradan bir bakıyorsunuz Hiroşima’ya uzanmışız; fizik ve edebiyat derken H.G. Wells’in bir romanının atom bombasının icadını, bilim insanlarını ve hatta Einstein’ı nasıl etkilediğine şahitlik ediyoruz. Edebiyatın bilimi bu denli şekillendirebilme gücüne hayran kalıyoruz. “Şiir hiçbir şeyi değiştirmeyebilir. Ama bir roman Hiroşima’yı yok etti.” Flanagan bunu “Dünyalar Savaşı”na gönderme yaparak söylüyor ve kitabın hatırı sayılır bir bölümünde de H. G. Wells’e özel bir alan açıyor; edebiyatın yalnızca dünyayı anlatan değil bazen onu dönüştüren — hatta yıkan — bir güç olabileceğinin altını çiziyor. Yazar kendi hayatına, anılarına ve belki de ancak yazarak içinden çıkabildiği o düğümlere dönerken bizi de büyük bir sorgulamanın içine çekiyor. Yıllar sonra babasının esir düştüğü kampı ziyaret etmesiyle anılarının yeniden biçimlenişi, tesadüflerin insan hayatında bu denli hüküm sürebilmesi…“Evet, hayat gerçekten de tam olarak böyle bir şey” diyoruz; tıpkı Flanagan’ın bölüm sonlarında tekrar tekrar söylediği gibi. Ve kitabın sonunda ben de eleştirmenlerin neden
Soru 7Richard Flanagan · Sia Kitap · 20268 okunma
8/10
·264 syf.··
2026 167. kitabı
Soru 7 #okudumbitti Kitabı bitirdiğimde elimde tek bir duygu kalmadı; iç içe geçmiş bir sürü his vardı. Hem boğazım düğümlüydü hem de zihnim inanılmaz canlıydı. Richard Flanagan’ı ilk kez okuyorum ama şu an şunu net söyleyebilirim: Bu adamın kalemi “anlatmıyor”, hatırlatıyor. Sanki birinin yıllardır konuşamadığı bir şeyi, doğru yerinden tutup usul usul açması gibi… Kitabın merkezinde babanın savaş esareti var ama okurken anlıyorsunuz ki mesele yalnızca savaş değil; hafızanın kendisi. Bazı insanlar yaşadıklarını anlatamaz… çünkü anlatmak, tekrar yaşamak gibi gelir. Flanagan tam da o sessizliğin peşine düşüyor. Babasının hiç söz etmediği yılları kurcalarken aslında kendi hayatına, çocukluğuna, ailesinin kırılgan yerlerine de dokunuyor. Bu yönüyle kitap çok “insan”: Merak ediyor, çekiniyor, utanıyor, kızıyor, özlüyor… Ve okur olarak siz de onunla birlikte o duyguların içinden geçiyorsunuz. Benim en etkilendiğim taraf, kitabın “büyük tarih” ile “küçük hayat”ı aynı cümlede buluşturabilmesi oldu. Bir yanda kamplar, kömür madenleri, ölüm demiryolu gibi insanın içini karartan gerçeklik; diğer yanda bir oğulun babasına dair tamamlayamadığı boşluklar… Sonra bir bakıyorsunuz, o kişisel hikâye sizi Hiroşima’ya, bilime, edebiyata, insanlığın aklıyla yaptığı yıkıma kadar götürüyor. Üstelik bunu kuru bilgiyle değil, lirik bir akışla yapıyor. Bazı bölümlerde “ben şimdi ne okuyorum?” diye düşündüm; sonra da “tamam, hayat da böyle zaten” dedim: Tek bir türe sığmıyor, tek bir duyguya sığmıyor. Kitabın dili (çevirisiyle birlikte) bence en büyük gücü: Sert olayları anlatırken bile metin bağırmıyor; daha çok içeriden konuşuyor. Bu da etkisini artırıyor. Bir yerden sonra okurken sadece “anlamak” istemiyorsunuz, “tanıklık” ediyorsunuz. Ve kitap bittiğinde, sanki siz de bir süre bir
Soru 7Richard Flanagan · Sia Kitap · 20268 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 61. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 22:51
Benim de daha önce çok severek okuduğum “Kuzeyin Derinliklerine Giden Dar Yol” ile 2014’te Man Booker Ödülü’ne layık görülen Richard Flanagan’ın 2024 yılında kurgu dışı kategorisinde Baillie Gifford Ödülü kazananı “Soru 7” adlı eseri Ayşenur Bilgen çevirisiyle yayımlandı. Richard Flanagan eseri on bölüm ve her bir bölümün altında alt bölümlerden oluşuyor. Eleştirmenler tarih, bilim, anı ve otobiyografik kurguyu harmanlayan yazarın eserini her hangi bir türe sokamamışlar; gerçekten de okuduğum en enteresan kitaplardan biri oldu. 2012 yılında Flanagan, II. Dünya Savaşı sırasında Japonlara esir düşen ve bir kömür madeninde köle olarak çalışmak zorunda kalan babasının tutulduğu Japonya’daki Ohama Kampını ziyaret eder. Bir dönem orada çalışmış gardiyanlarla yan yana gelmek rahatsız edicidir. 6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya atılan ve saniyeler içinde onbinlerce kişinin ölümüne neden olan atom bombası sayesinde kurtulan babası Tazmanya’ya geri dönmüştür. Başkalarının yıkımı olan atom bombası bazılarının da kurtuluşu olmuştur. H.G. Wells’in Rebecca West ile ilişkisine değinen Flanagan, atom bombasının fikir babası Leo Szilard’ın Wells’in The World Set Free romanından etkilenerek nükleer zincir reaksiyonu kavramını geliştirdiğini ve sonrasında çok pişman olduğunu yazar. Ailesi ile ilişkileri, çocukluk anıları, yazmaya nasıl başladığı, belgesel çekimi için Rosebery’e dönmesi, kano kazası gibi pek çok otobiyografik konunun yanı sıra Leo Szilard’a ait bölümler, İngilizlerin Tazmanya yerli halkına uyguladığı soykırım, atom bombasının atılması ile değişen Dünya düzeni gibi tarihsel ve bilimsel bölümler kitabın ne kadar zengin olduğunu gösteriyor. “Trajedinin komediyi dokunaklı, komedinin de trajediyi dayanılabilir kıldığı bir trajikomediydi dünya.”
Soru 7Richard Flanagan · Sia Kitap · 20268 okunma
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 15:18
#Soru7 Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere Richard Flanagan'ın kaleminden Soru 7 adlı kitabın yorumuyla geldim. Eserin türü anı, tarih ve otobiyografik. Toplamda sayfa sayısı 261. Bir yazar anısını anlatıyorsa yaşadığı dönem hakkında da aslında birçok bilgiye sahip oluruz. Bazen onun yaşadığını yaşamamış olduğumuz durumlar olsa bile belki duygusal anlamda hissettiğini muhakkak hissetmişliğimiz olmuştur. Çünkü acılar, mutluluklar, hüzünler, işkenceler, sürgünler ve hafızadan silinmeyecek birçok şey ortaktır. Sadece derecesi farklıdır. Yazar, kitabı okuduğumuz zaman anlattıklarında bir haykırış var. Neden olmasın ki? Zaten yaşadığı şeyler acının kendisi. Kim bilir yazarken kaç gözyaşı döktü, kaç kere dişlerini sıktı... Babası Japonlara esir düştükten sonra yaşamış olduğu o travmatik hayatını anlatıyor. Yaşadığı şeyler kolay değil ve anlatırken şöyle bir his kapladı içimi: Hiçbir zaman bunları unutmayacak ve hafızasının bir köşesinde hep tazeliğini koruyacak. Zaten kimler acısını unutabilir ki? Savaş bitince ailesinin yanına döner. Savaşta yaşanan olayı hemen hemen herkes bilir: Hiroşima'ya atılan atom bombası. Yazar bu olayı kafasına takıyor ve bunun üzerine düşüncelerini de bir yandan aktarıyor. Biz okuyucular ise okudukça düşünmeye ve sorgulamaya başlıyoruz. Hayatın sunduğu zorluklar var. Peki ya neden? Yazarın anlatım biçimi gerçekten derinden yaşadığını hissettiriyor. Akıcı dili ile kolay okunan ama duygusal olarak yaşadıklarını hissettiren Soru 7 eserini siz değerli okuyuculara tavsiyemdir. Kitapla kalın... . . .
1000Kitap
Soru 7Richard Flanagan · Sia Kitap · 20268 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 18. kitabı
Kitabın ara ara tekrarlanan, en çarpıcı cümlesi şu: "Hayat böyle bir şey." Çünkü yazar bu cümleyi, dövülerek öldürülen esirlerden, Hiroşima'dan, sömürgecilikten bahsettikten sonra kuruyor. Yani ilk etapta algılandığı gibi bir kabulleniş yok bu cümlede. Tam tersi sizin de içinizden yükselen bir çığlık, bir isyan, bir itiraz var. Hayat böyle bir şey olamaz diye bağırmak istiyorsunuz ama sesiniz duyulmuyor gibi bir hissiyat... Kitap, anı, tarih ve otobiyografi harmanı bir içeriğe sahip. Savaş sırasında yazarın babası Japonlara esir düşüyor. İnsanlık dışı koşullara maruz kaldıktan ve tanık olduktan sonra savaşın bitiminde Tazmanya'daki ailesinin yanına dönüyor. Savaşın bitiminin en ağır olaylarından birisi Japonya'da Hiroşima'ya atılan atom bombası. Yazarla birlikte; kefaret ve affetmek diye bir şey var mı diye düşünüyorsunuz. Şu cümleleri uzun süre yankılanıyor zihinde: "Ya intikam ve kefaret dediğimiz şeyler, zamanın geri çevrilebileceği ve böylece bir denklik, bir denge sağlanabileceği, adaletin yerini bulabileceği yalanından ibaretse? Belki de daha doğru olan şudur: Hiroşima oldu, Hiroşima hâlâ olmakta, Hiroşima hep olacak." Etkileyici ve düşündürücü bir kitap. Özellikle atom bombası fikrinin ortaya çıkışı ve yapımına kadar ilerleyen süreci bambaşka bir açıdan ele alması; edebiyatın, bilimin bu konudaki üzücü katkılarının izini sürmesi hayli ilgi çekici. Düşünerek ve sorgulayarak okudum, kesinlikle tavsiye ederim.
Soru 7Richard Flanagan · Sia Kitap · 20268 okunma
Puan vermedi·264 syf.·
2026 25. kitabı
Anlatıcı yazar kitabı için malzeme toplamak üzere 2012 yılının kışında babasının bir zamanlar esir tutulduğu Japonya'daki Ohama esir kampına gidiyor. Burada kendisine bir zamanlar kampta gardiyanlık yapmış olan Bay Sato ve 'artık affetmenin zamanı geldi' mesajını dünyaya yaymak amacıyla çağırılmadığı halde gelen gazeteciler eşlik ediyor. Anlatıcının İkinci Dünya Savaşı'nda esir düşen babası, şimdilerde doksanlı yaşlarındadır. Ve yıllar önce on binlerce kişinin yok olmasına yol açan atom bombasının Hiroşima'ya atılması, onun kamptan kurtuluşu olmuştur. Hem sevilen hem yalnız, hem gösterişli hem hasta, hem sıcakkanlı hem mesafeli, hep sorgulayan bir gülümsemeye sahip bir baba, her işin üstesinden gelen, becerikli, eğlenceli bir anne, beş kardeşin yanısıra bir de geçmişi baskalaştırıp anlatan felçli büyükanne eşlik eder anlatıcının büyüme yolculuğuna. 21 yaşına geldiği vakit geçirdiği ölümcül kaza ise bir nevi hayatının dönüm noktası olur. Kurgu dışı kategoride ödül layık görülen ne şahane bir kitap okudum ben böyle. Anı, otobiyografik kurgu, tarihin harmanlandığı, savaş, soykırım, çekilen zorluklar ve acılara dair hafızanın başrolde olduğu şahane bir metin. Atom bombasının mucidi Einstein mı sanıyorsunuz? H.G. Wells'in Hiroşima'dan otuz yıl önceki kurmaca eserini araştırmanızı tavsiye ederim...
Soru 7Richard Flanagan · Sia Kitap · 20268 okunma
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 65. kitabı
#fundaokuyupyorumluyor Singapur'da Japonlara esir düşen, iç denizin altındaki karanlık tünellerde köle olarak çalıştırılan Tazmanyalı savaş esiri babanın 3 yıl süren esareti sonucunda Tazmanya'daki ailesinin yanına dönmesi konu ediliyor. Yazar, kitabında kendi ailesinin yaşadığı trajediler üzerinden 20. yy'ın karanlık tarihini aydınlatırken bireyin acısının aslında evrensel bir ses olduğunu da göstermiş. Aynı zamanda okuru geçmişin tozlu sayfalarına götürmekle kalmayıp insanı vicdanıyla da başbaşa bırakıyor. 1945, 2. Dünya Savaşı sırasında Hiroşima'ya atılan ve 60 bin kişinin ölümüne neden olan atom bombası ile İngilizlerin Tazmanya'daki yerli halklara uyguladığı soykırımdan Hiroşima'ya atılan atom bombasına kadar 20. yüzyılın kaderini değiştiren olaylarla ilgili sorular kitabın ana temasını oluşturuyor. Romanda tarihin yalnızca büyük olaylardan oluşmadığını gösteriyor. Flanagan, savaşın rakamlardan ve resmi anlatılardan ibaret olmadığını; her olayın ardında parçalanmış hayatlar, yarım kalmış hikâyeler ve unutulamayan acılar bulunduğunu güçlü bir şekilde hissettirir. Özellikle Hiroşima’ya atılan atom bombasına dair bölümler, insanlığın bilim ve güç uğruna ne kadar büyük yıkımlara sebep olabileceğini sorgulatır. Yazar, okuru sadece geçmişi öğrenmeye değil, aynı zamanda düşünmeye ve vicdani bir hesaplaşmaya çağırır. Eserde dikkat çeken bir diğer unsur ise unutmak ve hatırlamak arasındaki çatışmadır. Kitap boyunca karakterler geçmişten kaçmaya çalışsa da hafızanın insanın peşini bırakmadığı görülür. Flanagan’ın anlatımı, acının nesilden nesile aktarılabileceğini gösterir. Babasının yaşadıkları, yalnızca ona ait değildir; oğlunun hayatına, düşüncelerine ve yazarlığına da yansımış. Tarihin acımasız sahnelerinin yer aldığı, otobiyografik kurgu ile harmanlanmış, insan
Soru 7Richard Flanagan · Sia Kitap · 20268 okunma
Reklam