·128 syf.····Okunma: 08 Mayıs 2026 19:09 Kitabı elime aldığımda normal bir roman okuyacağımı düşünmüştüm. Fakat okumaya başladıkça bunun sadece kurgulanmış bir hikâye olmadığını, aynı zamanda insanın hayatın varoluş amacını sorgulamasını sağlayan bir kişisel gelişim kitabı olduğunu fark ettim. Bu yönünü çok sevdim. Çünkü bana göre çoğu kişisel gelişim kitabı bazen sıkıcı olabiliyor. Genellikle doğrudan bilgi veren, öğüt veren ve insanı yönlendirmeye çalışan bir anlatımları oluyor. Ancak bu kitapta durum çok farklıydı.
Kitabı okurken kendinizi bir hikâyenin içinde hissediyorsunuz. Karakterler konuşurken sanki siz de o kafede oturup onların sohbetini dinliyormuşsunuz gibi oluyor. Üstelik sadece dinlemiyorsunuz, onların sordukları soruları siz de kendi hayatınız için düşünmeye başlıyorsunuz. “Neden buradasın?”, “Ölümden korkuyor musun?”, “Hayatından memnun musun?” gibi sorular kitabın temelini oluşturuyor. Bu soruların cevaplarını ararken insan ister istemez kendi yaşamını sorguluyor.
Daha önce böyle bir kitap okumamıştım. En çok hoşuma giden şey ise kitabın ne tam anlamıyla bir roman ne de klasik bir kişisel gelişim kitabı olmasıydı. Yazar ikisini çok güzel bir şekilde harmanlayıp okuyucuya sunmuş. Bu yüzden kitap hem düşündürücü hem de akıcı bir hale gelmiş.