Puan vermedi·312 syf.····Okunma: 09 Mayıs 2026 16:29 Hayal ile gerçeği ayıran çizgi bulanıklaştığında, insan kendini, kendisinden bile korkacak bir hale getiren ürkütücü bir kabusun içinde bulabilir mi?
İşte kahramanımız Leon tam olarak bu ruh haline bürünüyor... Yaşadığı, gördüğü her şey ne tam gerçek ne de tam bir uyku haliydi....
Taşınanların bir süre sonra delirdiği veya intihar ettiği bir ev, nereye açıldığı bilinmeyen bir kapı ve dehlizlerden oluşan karanlık bir labirent.
Leon bir sabah uyandığında,karısının eşyalarını toplayıp kaçarcasına evden ayrıldığını görür. Kadının yüzünde kollarında morluklar vardır. Leon'un aklına gelen ilk şey artık geride kaldığına inandığı hastalığı olur; Uyurgezerlik.
Yoksa yine geceleri ikinci benliği devreye girip insanlara zarar vermeye mi başlamıştır?
Bu soruya bir cevap bulabilmek için uykuya dalmadan önce başına hareket sensörlü bir kamera yerleştirir. Sabah görüntüleri izlediğinde dehşete düşer: Yatak odasındaki gardrobun arkasında daha önce hiç görmediği gizemli bir kapı vardır. Onu bilinçaltının en karanlık köşelerine girmeye zorlayan bir kapı....