Gönderi

Cilt İçindekini Dışına Yansıtıyorum Bedenimizde en geniş yer kaplayan organımızdır cildimiz... Farklı işlevler yürütüyor, içteki hastalık ve sorunları ifade etme görevini kendine has yöntemlerle üstleniyor. Dış dünya ile temasımızı sağlayan bu koruyucu organımız bize içini dökmek istiyor: Ben Senin Aynanım Aynaya bakınca önce beni görüyorsun. Aslında ben de, sadece iç organlarının ve vücut bölgelerinin durumunu değil, tüm ruhsal sürecini yansıtan bir aynayım. Sen mutluyken ben pırıl pırılım, üzgünsen matlaşıyorum. Kendini tanımak istiyorsan beni tanımalısın; beni bilmek kendini bilmektir. Beni nasıl tanımlarsan işte sen de öylesin. Benim için “cansız” diyorsan ruhsal bağlantın az demektir. Sen, asıl “can” olan özden beslenmiyor, onunla bağlantı kurmuyorsundur. Avuç içlerin terliyorsa insanlara dokunmaktan nasıl kaçındığını fark et. Kendinle barışmak benimle barışmaktır ve bunu yaparsan dile benden ne dilersen. Egzama: Mutsuzum Ruhun tatminsiz ve sen yaşamından hoşnut değilken bana düşen, bazı bölgeleri egzama haline dönüştürmek oluyor. “Ha yat bu mu?” diyorsan ve yaşam şeklinden mutsuzsan iş bana düşüyor. Ruhsal tatminsizlik, yaşamadığını hissetmek, gerçeğin ne olduğunu anlayamamak benim bozulmam için yeterli... Bu duygu karmaşalarının içinde hapsolman ve çözümü bulamaman beni tahrip ediyor. Egzama ifadesi ile bildiğin yolların yetersiz olduğunu, çözüm arayışına girmen ve başka şekilde düşünerek hareket etmen gerektiğini anlatıyorum sana. Sivilce: Cinsellikten Utanıyorum Cinselliğin ve cinsiyetin gereklerinin ayıp, günah ve yasaklarla tanımlandığı coğrafi bölge insanlarını tercih ediyorum. Bedenler büyüyüp hormonlar devreye girince cinsellik fark edilmeye başlanıyor ya, işte o dönemlerde DNA ve bilinçaltı kayıtların hemen yüzeye çıkıyor. Bu durumda ben, cinsel istekten duyulan utancın ifadesi olarak özellikle de yüzünde sivilceler ortaya çıkarıyorum. Benim için de eğlenceli olmayan bir kısır döngü başlıyor; cinsel istekten duyulan utanç, sivilceden duyulan utanca dönüşüyor. Cezalandırılma korkusu sivilceleri sürekli yüzde tutmamı sağlayan etkenlerin en önemlisi. Cinsel istekle yüzleşmek, barışmak ve cinselliği deneyimlemek beni bu kısır döngüyü bırakmaya ikna edecektir. Ayrıca yüz yüze görüştüğün kişilere karşı düşünce ve duygularını ifade edemediğinde kendimce seni ifade etmek için de sivilceleri kullanabiliyorum. Döküntülü Hastalık: Büyümekten Korkuyorum Minik bedenlerin kendilerinden büyük korkuları var. En çok da büyümekten korkuyorlar. Anne ve babaları büyümeyi teşvik ettikçe minikler korkuyu büyütüyorlar. Barajı aşan korku bende kırmızı alarmların çalmasına sebep oluyor; kızamık, kızamıkçık, kızıl gibi ateşli hastalıkları seçiyorum. Bu güzel çocuklar sevgi ile desteklenmeye ihtiyaç duyuyor. Büyümelerinin yollarını açmak, güzelliğini anlatmak ve miniklerin kendini güvende hissetmesini sağlamak ana babalara düşüyor. Dişi kimliği, kadınlığı ve anneliği kabul edememiş fakat bu kimliklerin gereklerini zorlanarak ve yetersizlik gibi duygularla yerine getirmeye çalışan kadınlarda da çeşitli şekillerde kendimi ifade ediyorum. Aynı şekilde eril kimliği, erkekliği ve babalığı kabul edemeyen ve gereklerini yerine getirirken zorlanan erkeklerde de aynı durum geçerli... Bu durumları ifade yöntemlerim kızarıklıklar, döküntüler ve cinsel bölgede yaşanan çeşitli deri rahatsızlıkları oluyor. Bebeklerde Renk Değişimi: Sev Beni Yeterince dokunulmayan bebeklerde sevginin azlığını ifade etmek için çeşitli lekelere başvurabiliyorum. Bebeğin sevgi ve dokunulma talebi karşılanınca ben kendiliğimden rengimi tekrar sağlıklı hale getiriyorum. Yeter ki beni, yani bebeğin içindeki çağrıyı duyun. Sedef: İncinmekten Korkuyorum Duygusal yaralanmaya açık ve bunun farkında olarak kendini koruma ihtiyacı duyan insanlarda içsel ihtiyacı duyurma şeklim sedef oluyor. Buna kısaca “incinme korkusu” diyebilirim. Sedefin şekline bakarsan üzerimde ek bir kabuk gibidir. Bu yeni katman daha fazla korunma anlamına geliyor ve senin içindeki korku büyüdükçe dışarıdaki kabuğu büyütüyorum. Korkunun farkına varmak ve usulünce üstesinden gelmek beni rahatlatıyor ve bu ifadeyi bırakıyorum. Ancak incinme korkusu ve korunma ihtiyacı ile bu kabuğun altında saklanan kişi bir yandan da itildiğini düşünüyor. Böyle bir durumda ne yazık ki hastalığın şiddetini artırıyorum. Tek ihtiyacım olan ise şefkatli bir güvenin varlığına olan inanç ve farkındalık... Sevgili güzel sahibim, bil ve hatırla ki incinen bedenlerdir, ruhun öyle yüce ki incinmesi söz konusu olamaz. Ruhundan yardım almayı kabul ederek ve bu korkuyla profesyonel bir şekilde yüzleşerek çok kolay çözümler bulabilirsin. Eğer sen değil de karşılaştığın bir başkası sedef hastası ise ona şefkatli davran ve güvenini kazanmak için sabra ihtiyacın olduğunu bil. Kaşıntı: Kazı ve Altta Yatanı Bul Kaşınarak huzursuzluğa dikkat çekmek istiyorum. İsteklerinin karşılanmamasının içeride yarattığı huzursuzluk benim kolayca kaşınmama neden oluyor. Cinsel arzuların karşılanamaması da aynı sonuca yol açabiliyor, çünkü baskılanmış arzular ciltte kaşıntı olarak ifade ediliyor. Hele ki kaşıntılar yoğunlaşıp sen cildini yolma noktasına geldiğinde mesajım çok net: “Konuyla daha derinden ilgilen, kazı ve altta yatanı bul.” Kendimi ifade etme şeklim ve bunun ortaya çıktığı bölgelere göre farklı anlamlara ulaşabilirsin. Örneğin, el kaşıntısında baskılananın bir şiddet arzusu veya saklanan bir suç olduğu düşünülebilir. Cinsel organ kaşıntısında, partnere yoğun bir kızgınlık ya da baskılanan bir cinsel istek akla gelebilir. Gece yatmadan önce genel bir kaşıntı var ise rüyalarla yüzleşme korkusu ya da uykunun güvensizliği ile ilgili korkuların yüzeye çıkması mümkün. Renk ve Doku: Hazmedemiyorum İnsan çözümlerle doğar fakat sorunlara teslim olur. İçi ve dışı gören bir organ olarak bunu şaşkınlıkla karşılıyorum her bedende. Olmasını istediklerin ile yaşamakta oldukların arasındaki farkı hazmetmekte zorlandığında iş bana düşüyor; renkte ve dokuda sorunlar yaratmaya başlıyorum. Örneğin, ilişkilerle ilgili sorunları çözemeyen ve böbrekleri yetmezlikle boğuşan kişilerde rengim artmak ya da azalmak suretiyle değişiyor, dokum bozuluyor. Yaşamda olagelenleri anlayamamak, hayatın içindeki karmaşanın karşısında kendini çaresiz hissetmek seni kansızlığa doğru iterken bende de solgunluk, renksizlik gelişiyor. “Koş, içinin istediği gibi koş ve olmasını istediğini yaşa!” demek istiyorum aslında. Duyana şükürler olsun. Sevgili sahibim, Beni tanıyarak kendini tanıyabilirsin. İçeride olan sorunu anlamak için bana bakman yeterli. Ben sana içeride olup biteni en kolay şekilde anlatırım, kulağını gözünü üstümden eksik etme. İşaretlerimi takip ederek hangi organ ne durumda anlayabilirsin. Cinsel kimliğin ve arzularınla barışmanın yollarını bulmanı rica ediyorum. Bu konu ikimiz için de çok hassas. Kendini, hayatı ve diğerlerini olduğu gibi kabul etme konusunda eğitmen gerekiyor. Reddetmen bana hiç yaramıyor. Dışarıya senin nasıl olduğunu anlattığımı da hatırlamanı istiyorum. İfadem tüm dünyaya açık ve görünür... İyi görünmek mi istiyorsun? O halde birlikte çalışmalıyız. Lütfen estetik kaygılar ile ameliyat olma... Benim her bir santimim bir organla ilişkili ve bu şekilde gerçekleşen operasyonlar, içte organları düşündüğünden daha fazla etkiliyor. Her nasılsan kendini öylece sevmenin bir yolunu bulmanı isterim. Sev, bolca ve keyifle kendini sev. Cildin... İyileşme meditasyonu “Sevgili cildim, İçimdeki evrenin habercisisin, teşekkür ediyorum. Bedenimi koruduğun, sarıp sarmaladığın için teşekkür ediyorum. Enerji bedenimi besliyorsun, teşekkür ediyorum. Tüm ilişkilerimde mesafemi korumaya niyet ediyorum, desteğini kabul ediyorum. Sınırlarımı belirliyorum. Sınırlarımda kalıyor, içten dışa, dıştan içe tekâmülümü koruyorum. İlişkilerin içinde yerimi ve mesafemi koruyorum. Beden birliğimi korumaya niyet ediyorum. İçimi duymaya, organlarımın ve sistemlerimin huzurlu olmasına niyet ediyorum. Organlarım ve sistemlerim birlikte uyumla çalışıyor. Kendimi en iyi sonuç üretecek şekilde ifade etmeyi seçiyorum. Neşenin, huzurun ve dengenin organlarımın işleyişinde yerini almasına izin veriyorum. Değerli olduğumu biliyorum. Ben yerle göğün birleşimindeyim. Ben varoluşun nefesiyim, ben çok kıymetliyim. Ne olduğumu görüyor, duyuyor, anlıyorum. Kendimi tanımaya niyet ediyorum. Özden gelenle beslenmeyi, yaşamla ahenkli birlik içinde olmayı seçiyorum. Yaşamı dilediğim forma dönüştürme gücümü kabul ediyorum. Cinsel kimliğimi olduğu gibi kabul ediyorum. Ben, beni seviyorum. Ben olmayı seviyorum. Sevgili cildim, iş birliğin için teşekkür ediyorum. Seni seviyorum, kendimi seviyorum.”
Sayfa 163·Kitabı okudu
·
139 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.