Gönderi

Spoiler var.
Puan vermedi·517 syf.··
2026 2. kitabı
Son iki paragraf spoiler içerir Konuya önce kitabın okuma akışından sonra da konusundan gireceğim. Kitap boyu martının edebiyat alanı olsun her alanda gelişmesiyle kelime dağarcığınin fazlalasmasi, kitabın okunuşunu baya zorlaştiriyor. Bu yüzden okurken bir sürü kitaptan alınan tanık göstermelere maruz kalabiliyorsunuz. Kitabın dili kavramlar ve edebiyat alanında bilgi açısından zor olsa da gayet anlasilir bir konuda devam ediyor. Başlarda sıkılabilirsiniz cunkü nerdeyse kitabın yarısından fazlasinda martinin aşkı için kendisini nasıl gelistirdigini okuyorsunuz. Martin isimli kardeşimiz halkın sefil kesiminden, düzenli denizcilige giden bı abimizdir. Bi gün sosyoteden birisini bı kavgada kurtarinca yemeğe davet edilir. Davet edildiği yemekte güzelliğine bin kitap yazilcak kadar güzel olan, (Jack London yazdı;) gittiği ailenin kızına ilk görüşte aşık olur. Ve o kız ile kendisi arasında sınıf farkına dayanamayıp kendi içindeki mücevheri çıkarmaya calisir. O günden itibaren çok çalışmaya başlar. Bir gün calismalarinin sonucu kendisinde yazarlik gören Martin yazarlık yapmaya çalışır ama editörler bu işi baya zorlastirir. kızın ailesinin martini başıboş gezen işsiz olarak gormelerinden dolayı ortaya çıkan bir takım sorun kitabın sonlarindw bir kaç olay ortaya çıkarır. Bu macerada martının tanıştıkları, ona katilan her bilgi dolu kelime çok anlamlıdır. Martının bu yolculuğunda yanında eşlik edenler çok önemli rollere sahiptir. Martin, geliştikçe bu dünyaya ait olmadığını dusunmeye başlar. Cok yuksek kesimden gördüğü insanlarin aslında kendisinin yanında artık bir hiç olduğuna tanıklık eder Bence kitaba ilk basladiginizda monoton bulacaksınız ama bence bi şans verin ve sonuna kadar okuyun Kitabın sonuna ithafen saat gece 00.00 Yüzümü gören mutlu sanıyor? Oysaki ruhum bu kadar acıyı kaldıramıyor, ağlamakta bazen yetmiyor be.. Kitap bitti adam hayata trajik bir şekilde veda etti sırf bir aşkın birisinin getirdiği depresyon yüzünden.. kimse onun o kazandığı paranın arkasında neler hissettiğini sormadı.. kimse, "neden bu kadar yorgunsun ?" Diye sormadı.. adam çabalarının sonucu gelecek duygularını en çok açmak istediği insanı kaybedince cabalarininda bir değeri kalmadı, ne paranın... Ne de hayatın bir değeri kaldı gözünde.. Jack London, Mart'ın intihar sahnesini yazarken sanki kendisi boguluyormus gibi yazmış.. Martin, ölürken kendi cirpinislarini bile küçümseyerek ölmek için yöntem değiştirdi? Bu nasıl bir kafa be çocuğum ? Ne kadar depresyona girmiş olabilirsin ki..? O kadar mı sömürdüler ruhunu be.. Aşk işte, aşk sarhoşluğundan göçtü bizim taklacı güvercin ;)
Edebiyat-Düşünce
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.