·81 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Mayıs 2026 09:00 Canım Ayça bazı duyguları doğrudan kalbe değil, insanın bedenine yazıyor sanki. Mide Ağrısı yalnızca bir anlatı değil; susarken büyüyen kırgınlıkların, yarım kalmış vedaların ve insanın kendine bile açıklayamadığı yorgunlukların kaydı gibi.Metin boyunca insan, gündüzle gece arasında asılı kalmış bir ruh hâlinin içinde dolaşıyor. Gitmek isteyen ama kalmaktan da vazgeçemeyen bir iç ses eşlik ediyor satırlara. Eksik kalmanın hafifliğiyle hiçbir yere tam sığamamanın ağırlığı aynı yerde birikiyor. Bazen bir çayın soğuyuşunda bazen bir bavulun sessizliğinde bazen de söylenememiş bir cümlenin kıyısında insan kendini buluyor. Karabulut’un dili gösterişli değil ama derin, kırılgan, dirençli. Ve kitap bittiğinde geriye bir hikâyeden çok, uzun zamandır içinde taşınan bir his kalıyor.