Mide Ağrısı
Ayça Derin Karabulut’u uzun yıllardır KAFA Dergisi’ndeki röportajlarından, yazılarından ve radyodaki yayınlarından tanıyorum. Tanışmak da nasip oldu. Ama bu kitapla birlikte, onun 20’li yaşlarındaki Mide Ağrılarına şahitlik edince insan daha başka bir yerden tanışmış hissediyor.
Kitabın ince ve kısa pasajlardan oluştuğunu görünce bir çırpıda biter sanmıştım. Oysa Mide Ağrısı gelip ta içime oturdu. Okudukça içe işliyor; sindirmek için durup soluklanmak gerekiyor. Nihayetinde bitirdim… ya da bittim?
**
Bu kitap okurdan bir beklentiye girmiyor. Daha en başta şunu söylüyor:
“Yeterince iyi değiller. Ve yapacak bir şey yok. Çünkü bana aitler ve onları çok seviyorum.”
Metinler yazılmış olmak için değil, yaşanmış olduğu için yazılmış. Deneme ile öykü arasında dolaşan, anıya yaslanan ama süslenmeyen bir dili var. (Küçürek öykü türüne girdiğini de Ayça Derin’den öğrendim) Büyük cümleler kurma derdinde değil; küçük, sakin cümlelerle çok şey anlatıyor.
Yas, ayrılık, bekleme, tutunma ve kalamama gibi duygular gündelik hayatın içinden sahnelerle karşımıza çıkıyor: bir mezarlık ziyareti, bir terapi odası, sabah sekizde içilen bir rakı, bir vapur saati…
Bir ilk kitap için oldukça dürüst ve cesur.
İyi ki basılmış. İyi ki o cesaret gösterilmiş. Umarım bu ilk göz ağrından sonra yeni kitaplar gelir ve biz Ayça Derin’in güzel kalemine daha çok maruz kalırız Ayça Derin Karabulut
Bu kitabı okurken beni en çok etkileyen şey anlatılan hikâyelerden çok, yazarın kırılganlığını saklamadan ortaya koyabilmesiydi. Ben de babasını kaybetmiş biri olarak bazı satırlarda kendimi gördüm, bazı satırlarda ise yalnız olmadığımı hissettim. Sanki bir kitap okumaktan çok, aynı yaralardan geçmiş biriyle sessiz bir sohbet etmiş gibiydim. Bazen bazı kitaplar olay anlatmaz; bir duyguyu taşır. Mide Ağrısı benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Kırılganlığın güçsüzlük değil, insan olmanın en gerçek hâli olduğunu hatırlatan bir kitap.
Mide AğrısıAyça Derin Karabulut · Literatür Hayat Yayınları · 2026206 okunma
Mide Ağrısı, insanın en çok da kavuşamadıklarıyla yaşadığını hatırlatan bir kitap gibiydi. Kalp kırıklığını alıştığımız yerden değil, içimize oturan o düğüm hissinden anlatıyor. Bazı cümleleri sadece okunmuyor; insanın içinde bir yere yerleşiyor. Bitirdiğimde elimde bir kitap değil de, uzun zamandır adını koyamadığım bir his kalmış gibiydi.
Geçenki yazımda "aşktan geriye kalan yalnızca mide bulantısıdır" demiştim. Hemen ardından Mide Ağrısı isimli kitaba başlamam, sanırım tesadüften öte bir anlam taşıyor. Bir öykü-deneme seçkisi olan bu kitapta, her sayfa sonunda midemde fiziksel bir ağrı hissettim sanki.
Yazar şöyle diyor:
"Sana bir sır vermek isterim; hayatımız, asla kavuşamadığımız insanların midemizde yarattığı bir sancıdır. Kavuşamamak, bu dünyanın kalp değil, mide ağrısıdır."
Diyor yazar ve benim de midem çok ağrıyor bugünlerde. Ayrılmak, temelde bir bağın kopmasıdır. Oysa kavuşamamak; o bağın varlığını her köşede bilmek, her an ayağınıza takılacağını hissetmek gibi değil de elinizden tutan birinin, tam köşeyi döndüğünüz anda elinizi bırakması gibi...
Bazı insanlarda yürüyen merdivende karşılaştığımız gibi değeriz bazen birbirimize; bir anlık bir temas ama bir ömür sürecek bir etki... Yaşamlarımız böyle böyle teğet geçer işte; birbirine paralel iki doğrunun bir gün birbirine karışması umuduyla sonsuzluğa uzanması gibi.
Kitabı çok samimi buldum; sanki yazarla karşılıklı kahve içiyormuşuz hissini veriyor. Kesinlikle tavsiye ederim.
Bitti…
80 sayfa kitap ama adı gibi mide ağrısı…
Yazarı yüreklendiren,yanında olan kim varsa bin teşekkür. İçime işleyen satırları okurken aynı sızılardan geçmiş olduğumu görmek iyi geldi. Tek mide ağrısı olan ben değilmişim. “Dünya hassas insanlar için cehennem” ama bu hassas insanlar birbirini bulduğunda bir nefeslik mola veriyorsun o cehenneme..
Kaleminiz daim olsun…
Mide AğrısıAyça Derin Karabulut · Literatür Hayat Yayınları · 2026206 okunma
Edebi bir eser okumayacağımı biliyordum tabi ki ama beni 20’li yaşlarımdaki hislerime götürme ihtimali yeterli oldu okumam için. Hiçbir yere gidemedim maalesef. Kapağını çok beğendim ama.
Mide AğrısıAyça Derin Karabulut · Literatür Hayat Yayınları · 2026206 okunma
Kitabı satın almak için gittiğim ikinci kitapçıda kitabın adını söyledim ve şöyle bir dönüş aldım: "Ne o, çocuk kitabı mı?" Bir an duraksadım haliyle. Neden böyle düşündü ki? "Mide ağrısı" denince akla, "Şeker de sanmış ilacı" adlı çocuk şarkısı mı geliyor?
Kitap az önce bitti ama adam çok da yanlış sanmamış; çünkü kitap aslında bir kadının büyüme hikayesi. Acı çeke çeke, midesi ağriyarak büyümüş. Bu kitaptaki yazılar, Kafa dergisi takipçileri için aynı zamanda yazma becerisinin gelişimine bir örnek olmuş. Yazarın kaleminin de büyüdüğüne böylece şahit olduk.
Mide AğrısıAyça Derin Karabulut · Literatür Hayat Yayınları · 2026206 okunma
Kitabı okurken Tanju Okan’ın Kadınım şarkısı eşlik etti bana.cuk oturdu sanki kitaba.çok güzeldi kitabın hissettirdikleri hayata dönüp baktığında sadece birkaç sayfalık anılardan ibaret olduğunu bir kez daha anladım.iyi yada kötü bize ait olan anılar bizim hikayelerimiz bizim mide ağrılarımız..
Mide AğrısıAyça Derin Karabulut · Literatür Hayat Yayınları · 2026206 okunma
Bazı metinler bir şeyi en baştan anlatmaz, çoktan başlamış olana eşlik eder.
Kitabın arka kapağında yer alan bu alıntı her şeyi özetliyor.
Yazarın kalemine sağlık.
Mide AğrısıAyça Derin Karabulut · Literatür Hayat Yayınları · 2026206 okunma
SONUNDA uzun zaman sonra tekrar burayı kullanmaya başladım. Yarın Ayça Derin Karabulut'un söyleşisine gideceğim, dün kitabı aldım bugün okudum. Beklediğimi aldım diyebilirim, ben kısa pasaj insanıyım (ve umarım bu odak süremle alakalı değildir).
Mide AğrısıAyça Derin Karabulut · Literatür Hayat Yayınları · 2026206 okunma
İstanbul Bilgi Üniversitesi Televizyon Haberciliği ve Programcılığı Bölümü’nü bitirdi. 2012 yılında stajyer olarak KAFA Grup bünyesine dâhil olmadan önce çok çeşitli medya mecralarında staj yaptı. Bunu Konuşalım adlı televizyon programının yapım ekibinde çalıştı, haberedikkat.com adlı internet haber sitesinde editörlük ve muhabirlik yaptı. Cumhuriyet Gazetesi’nde “ilk kitap” adlı söyleşi dizisi yaptı. 2014 yılında KAFA Dergisi’nin kuruluş ekibinde yer aldı ve hâlâ Genel Yayın Yönetmenliği görevini sürdürüyor. 2019 yılında kurulan Kafa Radyo'da, kurulduğundan beri Kitap Kafası adlı haftalık bir radyo programı hazırlayıp sunuyor. Kasım 2022'den beri aktif olarak devam eden bir Kitap Kulübü var. Ayrıca 2021 yılında İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali (İTEF) için Suriyeli yazar Halid Halife'yle bir söyleşi gerçekleştirdi.