1. İsyanın İçeriği: Bencilliğe ve Esarete Karşı DuruşTopçu, isyanı ilk aşamada "kendi tabiatına karşı" bir eylem olarak tanımlar. İnsanın kendi iç kuvvetlerinin zorbalığından, dar arzularından ve tutkularından kurtulması, hakiki hürriyetin ilk adımıdır. Bu bağlamda, İsyan Ahlakı nihilist (yıkıcı) bir başkaldırı değil, aksine ahlaki bir inşadır. İnsan, kendi nefsine isyan ederek, sorumluluk idealiyle donatılmış gerçek bir ahlaki varlığa dönüşür.
2. Mistik İman ve İsyandan Allah’a UlaşmakTopçu'nun felsefesinde isyan, nihayetinde Allah'a yaklaştıran bir köprüdür. O, isyanı, Hallâc‐ı Mansûr'un "Ene'l-Hakk" (Ben Hakk'ım) sözünde bulduğu mistik tavırla birleştirir. Bu mistik isyan, iradenin, sonlu olan her türlü menfaat ve mutluluk arayışını reddederek, sonsuz olana yönelmesidir. Dolayısıyla isyan, insanın kendi cüzi iradesini, ilahi iradeye boyun eğdirerek gerçek hürriyete ulaştığı bir "tercih"tir.
3. Eserin Yapısı ve Felsefi DayanaklarıKitap, hürriyet problemi, insanın esirliği, sorumluluk ideali, taklit ve inanç, mistik iman ve imandan isyana başlıkları altında 6 bölümden oluşur. Topçu, eserde Sokrates, Eflatun ve Aristo gibi klasik filozofları eleştirerek, Batı ahlak sistemlerinin yetersizliğini vurgular. Bunun yerine Maurice Blondel’in "hareket felsefesi"nden esinlenerek, insanın hareket halinde olduğu, sorumluluk aldığı ve ahlaki kadercilikten kurtulduğu bir felsefe sunar.
4. Sonuç: Ahlaklı ve Asil Bir İsyancıNurettin Topçu’nun İsyan Ahlakı, insanı sorumsuz bir özgürlüğe değil, sorumlulukla yüklü bir özgürlüğe çağırır. Topçu'ya göre, mesuliyetten arındırılmış hürriyet vahşete dönüşür. İsyancının ahlakı; tutkuların esaretinden kurtulmak, ruhun metafizik ayaklanmasını başlatmak ve hakikati bulma yolunda hareket etmekle şekillenir.İsyan Ahlakı, bireyin kendi iç dünyasında başlayan, Allah'a ulaşan ve insanı pasif dayanışmadan kurtarıp, zorbaların hakimiyetine karşı hakiki bir duruşa yönelten asil bir çağrıdır.