Puan vermedi·107 syf.····Okunma: 11 Mayıs 2026 14:37 Sonu en başından belli olan bir kitabın, yine de sonunda insanı şaşırtabilmesi Gabriel García Márquez’in nasıl büyük bir yazar olduğunu gösteriyor. İncecik ama etkisi uzun süre geçmeyen bir roman. Günümüzde birbirinin benzeri olmaktan öteye gidemeyen metinlerden bunalan herkesin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri bence.
Bu roman biraz da bilinçli ve bilinçsiz susuşların hikâyesi. Santiago Nasar’ın ölüme gidişini, kasabadaki herkesle birlikte adım adım izliyoruz. Herkes bir şey biliyor, herkes bir şey duyuyor ama kimse gerçekten engel olmuyor.
Kitabı okurken kendimi olay kayıtlarını izleyen bir polis memuru gibi hissettim. Hatta hukuk fakültelerinde ya da polis okullarında okutulsa hiç şaşırmam. Çünkü mesele sadece bir cinayet değil; toplumsal kayıtsızlık, kalabalığın suskunluğu ve “nasıl olsa biri engeller” düşüncesi.
Belki de bu yüzden roman bana fazlasıyla gerçek geldi. Özellikle bizim coğrafyamızda, herkesin önceden bildiği felaketlerin yine de yaşanıyor olması insanı daha çok sarsıyor. Olayın en başından beri belli olması, aksine gerilimi azaltmıyor; insanı çaresizlik hissiyle sayfaların içinde sürüklüyor.