·360 syf.····Okunma: 11 Mayıs 2026 15:38 Herkese merhabalar bugün sizlere ters köşeleriyle beni fazlasıyla şaşırtan temposu bir an bile düşmeyen müthiş bir kitapla geldim. Okurken elimden bırakamadığım ve finaliyle uzun süre etkisinden çıkamadığım bir hikâyeydi. Gerilim, gizem ve psikolojik çözümlemelerin iç içe geçtiği bu kitap kesinlikle unutulmayacak türden...
Chloe’nin hayatı daha çocuk yaşta paramparça olur. Henüz on iki yaşındayken yaşadığı küçük kasabada genç kızlar birer birer kaybolmaya başlar. Günlerce süren korku, panik ve çaresiz bekleyiş sonunda yerini çok daha korkunç bir gerçeğe bırakır. Çünkü kaybolan altı kızın katili, Chloe’nin babasından başkası değildir. Babasının işlediği cinayetleri itiraf etmesiyle birlikte aile yalnızca bir katilin gölgesinde değil, toplumun bitmek bilmeyen yargılarının içinde de yaşamaya mahkûm olur. Chloe o günden sonra ne kadar kaçarsa kaçsın, soyadının taşıdığı karanlıktan asla tamamen kurtulamaz.
Aradan yirmi yıl geçmiştir. Chloe artık başarılı bir psikologdur. Kendi kliniğini açmış, hayatını düzene koymuş ve yaklaşan düğünüyle birlikte yeni bir başlangıcın hayalini kurmaktadır. Fakat tam her şey yoluna girdi derken geçmiş yeniden kapısını çalar. Yaşadığı şehirde genç kızlar tekrar kaybolmaya başlar. Ardından bulunan cansız bedenler, yıllar önce işlenen cinayetlerin ürkütücü bir yansıması gibidir. Ancak ortada büyük bir sorun vardır; Chloe’nin babası hâlâ hapistedir. Bu yüzden herkesin aklındaki soru aynıdır: Ortada bir taklitçi katil mi vardır, yoksa geçmişte bilinmeyen başka gerçekler mi saklıdır?
Chloe istemese de kendisini yeniden o karanlık olayların merkezinde bulur. Geçmişten kaçmaya çalışırken aslında hayatına aldığı insanların da sırlarla örülü olduğunu fark eder. Özellikle çevresindeki erkeklerin gizemli tavırları, güven duygusunu yavaş yavaş parçalamaya başlar. Kitap boyunca “Gerçekten kimi tanıyoruz?” sorusu sürekli zihninizde dönüp duruyor. Her sayfada yeni bir şüphe doğuyor ve tam bir şeyleri çözdüğünüzü sanarken yazar sizi başka bir çıkmaza sürüklüyor.
Kitabın en sevdiğim yanı ise sadece bir seri katil hikâyesi anlatmaması oldu. Avnı zamanda travmanın insan ruhunda bıraktığı izleri, geçmisin insanın peşini nasıl bırakmadığını ve korkulan insan iliskilerini nasıl zehirlediğini cok basarılı sekilde islemisti. Özellikle atmosfer tasvirleri ○ kadar etkilevicivdi ki kasabanın üzerindeki kasveti, insanların bakıslarındaki suçlamayı ve Chloe'nin boğuluyormuş hissini adeta sizde hissedivorsunuz. Ve o final... Sasırtan bir sondu. Sin sayfalar da gelen gerçekler bütün tasları verine oturturken aynı zamanda insanı tamamen ters köse yapıyor. Gerilim ve gizem sevenlerin kesinlikle sans vermesi gereken sürükleyici ve akılda kalıcı bir kitaptı. Ben cok severek okudum. Kitapla kalın