·195 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Mayıs 2026 17:46 "Bir üniversite kurmak bina yapmak değildir; asıl mesele düşünceyi, özgürlüğü ve merakı yaşatacak bir kültür kurmaktır."
Eser, Sabancı Üniversitesi’nin kuruluş hikâyesini ve bu süreçte yaşanan düşünsel, kurumsal ve kişisel mücadeleleri anlatıyor. Kitapta üniversitenin ilk fikrinin doğuşundan kurumsallaşmasına kadar geçen süreç yazarın kendi tanıklığı ve hatıraları üzerinden aktarılmış.
Kitap, klasik anlamda bir roman ya da akademik inceleme değil. Daha çok kurumsal hatırat ve liderlik anlatısı olarak değerlendirilebilir. Kitabın temel gücü, Türkiye’de bir vakıf üniversitesinin nasıl kurulduğunu içeriden bir bakışla göstermesi.
Türkiye’de yükseköğretim sisteminde farklı bir model oluşturma düşüncesiyle başlayan bir süreci anlatıyor. Bir üniversite kurmanın yalnızca bina yapmak değil; akademik vizyon oluşturmak, uluslararası standartlar belirlemek, doğru akademik kadroyu bulmak gibi uzun ve karmaşık adımlar gerektirdiğini gösteriyor.
Kitapta Sabancı ailesinin özellikle eğitim alanında kalıcı bir eser bırakma isteği önemli bir tema olarak öne çıkmış. Yazar, üniversitenin kurulmasını, "hayatının en önemli gayelerinden biri" olarak anlatıyor ve bu sürecin kendi kişisel gelişimiyle de iç içe geçtiğini vurguluyor.
Kurucu kişi tarafından anlatıldığı için süreç oldukça samimi ve içerden görünüyor. Yaklaşık 100 sayfalık bir kitap olduğu için kolay okunuyor. Türkiye’de bir eğitim kurumunun nasıl planlandığını gösteren pratik bir örnek sunuyor.
“Bir Üniversite Var Ederken”, edebi bir eser olmaktan ziyade bir kurumun kuruluş hikâyesini ve vizyonunu anlatan kısa bir liderlik ve eğitim anlatısı demiştim. Türkiye’de üniversite sisteminin gelişimi, vakıf üniversitelerinin doğuşu ve büyük bir projenin nasıl hayata geçirildiği konusunda merak duyanlar için oldukça öğretici bir kitap.
İyi okumalar.