·284 syf.····Okunma: 03 Mart 2026 00:00 İlksöz: Seni o kadar o seviyorum ki sensiz nasıl yaparım...
Hikâyenin anlatıcısı Maria her sabah işe gitmeden kahvaltısını bir cafede yapar. Maria için o kahvaltı anlarının lezzeti yedikleri değil kendisi ile birlikte o saatlerde hep cafede olan orta yaş üzeri bir çifttir. Kahvaltısını yaparken sürekli gözlemlediği çift, yaşları ilerleyip seneleri tüketmiş olsa da birbirlerine olan tutkularından, aşktan hiç ödün vermemiştir. Belki biraz kıskanarak belki biraz imrenerek her sabah bu tutkunun çekimine kapılır Maria.
Uzaktan gözlem süreci bir süre kesintiye uğrar. Sonrasında öğrenir ki Maria çiftin erkek bireyi bir cinayete kurban gitmiştir, sokaklarda yatan bir kimsesiz deli tarafından. Uzaktan gözlemlerle kendi yaşamına kattığı bu insanlardan birinin kaybından büyük üzüntü duyar, geride kalana baş sağlığı dilemek için harekete geçer. Hikâye gizemlerle, gerilimle, duygu çatışmalarıyla, sürprizlerle ve ikilemlerle devam eder.
Marias yine bir ölümle başlıyor kurguya, sonrasında bir cinayet sürecinin içine dahil ediyor okuyucuyu. Yine her zamanki gibi karşımıza çıkan durumlarda neredeyse beynimizde oluşabilecek tüm düşünceleri uzun ve ayrıntılı biçimde cümlelere döküyor. Tüm duygu karmaşıklıklarını, çatışmalarını okuyucuya sunuyor. Neredeyse okurun düşünebileceği hiçbir ilave duygu/düşünce kalmıyor. Ve okurken bunların her birini nasıl düşündün de kafanda oluşturdun diye okuyucu Marias'a saygı duyuyor.
#korsaniledünyaturu İspanya kitabımdı Karasevdalılar. Daha önce okuduğum Yarın Savaşta Beni Düşün ve Beyaz Kalp'e göre kurgusu daha kolay takip edilebilen bir eserdi. Özellikle Beyaz Kalp'te konuyu nasıl dağıtıp sonra nasıl toparladığını okuyanlar bilecektir ki benim de Marias'ta hayran kaldığım bir durumdur bu, hiçbir ayrıntıyı boşuna vermez Marias. O nedenle sanki Karasevdalılar iyi bir Marias başlangıç kitabı olabilir gibi geldi bana; çok dağılmayan, derli toplu bir hikâye akışı okuyucuyu kitaba daha çok bağlarken okuyucu Marias'ın uzun ve ayrıntılı duygu/düşünce/davranış tahlillerine daha kolay adapte olabilir. Marias'ın bu ayrıntılı ve neredeyse düşündüğümün iki katı tüm olasılıkları yazma tarzını çok seviyorum. O ayrıntılar hiç sıkmıyor aksine sanki ufuk açıyor. Marias'ı okudukça insanı daha çok mu tanıyorum ne ... Marias her zaman tavsiyemdir, okuyun, okutun. Sağlıcakla. Kitapla.
.
.
.
Sonsöz:
Ne olup bittiği en az önem taşıyan şeydir, romanda ne olduğu fark etmez, bir kez kitap bittikten sonra unutulur. İlginç olan hayali durumları vasıtasıyla bize aşıladığı fikirler ve olasılıklardır, gerçek olaylara nazaran çok daha açık ve berrak biçimde kalır aklımızda.
.
.
.