Karasevdalılar

Javier Marias
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 3 dk.
Sayfa Sayısı:
284
Basım Tarihi:
Ocak 2022
İlk Yayın Tarihi:
Mayıs 2015
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750831973
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Nasıl olup da unutuyoruz, nasıl alışıyoruz bilmiyorum..
9/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2023 91. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2023 12:51
Maria Dolz her sabah işe gitmeden önce kahvaltı ettiği kafede bir çifti gözlemlemeye başlıyor. Gözlemlemek az kalır gerçi, onlara kafayı takıyor demek daha doğru. Çünkü ona göre dünyanın en uyumlu çifti onlar, mutluluğun yeryüzüne çift bedenle gelmiş hali. Bir gün çift ortalıkta görünmez oluyor. Maria adamın aklı karışık bir evsiz tarafından öldürüldüğünü öğreniyor ve sonrasında olayların ortasına nasıl düştüğünü Marias bile ona açıklamıyor bence. Ölenlerin yaşayanların hayatında işgal ettiği yer, zamanın sinsiliği ve unutuşa dair yazılan bölümleri okurken müthiş bir haksızlık duygusu yerleşiyor insana. Kabullenmesi zor geliyor. Bir de Marias’ın acımasızlığı ekleniyor üstüne ki, az buz şey değil. Sorsanız cevabı hazır: “Gerçekliğin sınır tanımazlığı utanç vericidir.” Aşka, bağlılığa, yasa, insan denen muammaya dair derin çukurlar açıyor Marias, içini yine o uzun boylu, saçaklı cümleleriyle dolduruyor. Bu saçakların arasında yine ve yine Shakespeare’in dizeleri geziniyor. Balzac’ın Albay Chabert’ı da dirilip ona eşlik ediyor bu sefer. Birbiriyle harika harmanlanmış hikayeler bunlar. Marias okuyanlar bilir. Yazarın derdi gücü insan ilişkilerinin karmaşası. İnşa ettiği kurgu da işte bu karmaşanın hakkını verir. Oya gibi işler her şeyi, renkleri birbirine katar, içinden çıkılmaz bir hal alır her şey. Hemen her yazar gibi kitabın sonunda bir sökük bırakır, biz de çeker çözeriz diye düşünürüz, nafile. Öyle, olduğu gibi, karmaşayla bırakır bizi. Elimize verdiği tek sökük, iliğimize ait olandır ki, hiç acımaz, çeker gider. Bu acımasızlığının ve bu dolambaçlı, uzun uzun yazma biçiminin etkisi mi bilmiyorum, bu platformda yeterince okunmadığını fark ediyorum. Belki biraz önyargı belki de kolay okunmuyor olması neden, emin değilim. Ama bir de şöyle düşünün: Aşkı anlatırken
Edebiyat
KarasevdalılarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 20221,113 okunma
Gerçek, onu anlatabildiğimiz kadar vardır.
Puan vermedi·284 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 01:37
Edebiyatı sevip, yazarların nasıl anlattığını, dili nasıl kullandığını gerçekten merak eden ve okumalarını bu şekilde yapan birinin Marias okuyup sevmemesi mümkün değil diyerek başlamak istiyorum. Karasevdalılar da tam olarak böyle bir roman. Marias’ın insana dair anlattıklarını, yaptığı tespitleri okuyunca bir insan bunca şeyi nasıl görebilir, hadi gördü nasıl bu kadar gerçekçi anlatabilir diyorsunuz. Anlattığı her karakteri sanki tanıyormuşsunuz gibi, yani etrafınızda olan insanları, onların davranışlarını sizinle olan iletişimini sanki size anlatıyor ve sizin görmediğiniz, fark etmediğiniz tarafları ile anlatıyor. Çok acayip yaa. Ben her seferinde hayran kalıyorum. Yine öyle oldu. Okumadığım çok az kitabı kaldı ama tekrar tekrar okurum kesin. En sevdiğim yazarlar arasına girmişti zaten, şimdi iyice tescillendi. Romanı bitirdiğimde verdiğim ilk tepki “Çok iyi roman bee” oldu. Ama mesele sadece iyi olması değil; okurken sık sık durup hayran kaldığım anlar oldu. Marías, bu romanda okuru içine çeken, kaçmanın mümkün olmadığı bir düşünce labirenti kuruyor. Ve o labirentin sonunda elimizde ne kesin bir doğru kalıyor ne de net bir yanlış. Roman, anlatıcının (Maria) her sabah bir kafede gözlemlediği bir çiftle başlar. (Luisa ve Desvern) Bu çift, Maria’nın zihninde ideal bir ilişkinin temsiline dönüşüyor. Ancak burada kurulan şey bir gerçeklik değil, Maria’nın zihninin yarattıklarıdır. Maria’nın gördüğü şeyler sınırlıdır; fakat zihni bu sınırlı veriyi tamamlar, genişletir ve nihayetinde bir hikayeye dönüştürür. Asıl mesele ise; Biz başkalarının hayatlarını nasıl hayal ederiz, nasıl yanlış anlarız ve nasıl kendimize göre yeniden yazarız? Aslında “Görmek, bilmek değildir.” dersek yerinde bir tespit olur. Roman ilerledikçe, Maria’nın kurduğu bu “mükemmel” anlatının
Edebiyat & Roman
KarasevdalılarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 20221,113 okunma
bir sorgulama
10/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2025 02:06
Karasevdalılar, Madrid’de bir yayınevinde çalışan María Dolz’un, her sabah gittikleri kafede uzaktan hayranlıkla izlediği "kusursuz ve mutlu" bir çiftin trajik bir cinayetle dağılmasının ardından içine çekildiği ahlaki ve psikolojik çıkmazı anlatır. Çiftin erkeğinin vahşi bir cinayete kurban gitmesiyle başlayan süreç, María’nın yas tutan dul kadınla ve ardından olayın arkasındaki karanlık sırları barındıran büyüleyici bir adamla yakınlaşmasıyla derinleşir. Kitap; aşkın, takıntının, bir başkasının ölümünün geride kalanlar için nasıl faydacı bir araca dönüşebileceğinin ve suçluluk ile rasyonalize etmenin arasındaki o ince çizginin kusursuz bir kurguyla işlendiği, adeta bir ahlak soruşturması niteliğindedir. Kitabın kurgusal zekâsı ve niteliği üzerinden kolaylıkla atlanılamayacak ölçüdedir; keza Georg Lukács’ın savunduğu gibi, edebi biçimin bizzat kendisi tarihsel ve sınıfsal bir içerik taşır. Böylece Marías, bireyin toplumsal ilişkiler içindeki parçalanmışlığını ve sistem tarafından kuşatılmışlığını sadece hikâyeyle değil, kurgunun nesnel mimarisiyle inşa eder. Kurgunun içinde anlatıcı rolündeki karakterin bize üçüncü bir göz olarak tanıtıldığı ancak zamanla tekil bir şahsa dönüştüğünü görürüz. Yani anlatıcı başta tamamıyla bizimle aynı pozisyondadır. Biz de o ne görüyorsa onu görüyor ve -bizimle paylaştığı ölçüde- onun hisleri doğrultusunda ilerliyoruzdur. Sayfalar ilerledikçe bu deneyimimiz kesintiye uğrar. Artık anlatıcının "kendi" deneyimlerinin ışığının altındayızdır. Dolayısıyla kendi yorumlarımız adına daha açık bir alandayızdır. Etiğin sınırlarında yazardan ve anlatıcıdan ayrılarak bir başımıza dolanmaya başlarız. Sorgularımız şahsidir artık. Bir ölümün, cinayetin, aşkın ya da arzunun sorgulanması bizim ellerimize bırakılmıştır. Artık tanık olduğumuz durumların
1000Kitap
KarasevdalılarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 20221,113 okunma
Puan vermedi·284 syf.··
2020 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2020 00:04
Karasevdalılar’ın yazarı Javier Marias ile aldığım yeni bir kararın neticesinde karşılaştım. Okumalarımızı yaparken çoğu kez kendimize bir konfor alanı sağlayıp ya aynı yazarları okuyup duruyoruz ya da bize benzeyen, bizden bir şeyler taşıyan yazarları seçip düşünce dünyamızın dışına pek çıkmıyoruz. Hal böyleyken bir değişiklik yapıp hiç okumadığım yazarları sırayla okuyarak yeni yollar, yeni arkadaşlıklar, yeni bakış açıları öğrenmeyi uygun buldum. Bunun için yazar, düşünür sıralaması yaptığımda sayı hayli kabarık çıktı: Max Frisch, Cortazar, Fuentes, Faulkner, Mo Yan, Trevanian, Musil, D. H. Lawrence, Laurence Sterne, Marquis de Sade, Duras vb. (gittikçe uzuyor) gibi yazarları maalesef hiç okumamışım. Marias ile yolculuğum da böyle başladı. Kitaptan spoiler verecek değilim, hoş versem de aslında önemli değil, Proust, “Tek gerçek keşif yolculuğu, tek ebedi gençlik pınarı, görülmemiş topraklara ayak basmak değil, farklı bakışlar kazanmak, evrene bir başkasının, yüzlerce farklı insanın gözüyle bakmak, yüzlercesinden her birinin gördüğü, benimsediği yüzlerce evreni görmektir; bunu da büyük sanatçıların yardımıyla başarabiliriz, bizi gerçek bir keşif yolculuğuna çıkaran sanatçılar sayesinde gerçekten de yıldızlar arası bir seyahate çıkabiliriz.” demiş bir kitabında. Önemli olanın romanın olay örgüsü olmadığını, romanın her sayfasından ayrı bir haz almak olduğunu sanıyorum. Çünkü tek gerçek keşif yolculuğu aynı olaylara farklı gözlerle bakma olgunluğuna erişmek değil midir? Sosyal medyada bir fotoğrafımızı paylaşırken dahi onlarca filtre arasından istediğimizi seçmiyor muyuz sanki. Her filtrede bir başka bakış açısını görmüyor muyuz? Öyle olmasaydı mesela Nabakov, Karanlıkta Kahkaha romanının hemen ilk paragrafında roman boyunca gerçekleşecek her şeyi özetlemezdi
Edebiyat
KarasevdalılarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 20221,113 okunma
8/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2025 37. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 00:29
" Daha ziyade birbirlerinden hoşlanmış ve muhtemel bir kur faslı yaşamadan birbirlerini sevmiş gibilerdi; ya da evlilikten hatta bir çift olmadan olmazdan önce bile birbirlerine o kadar değer vermiş ve sevgi beslemiş gibilerdi ki, hangi koşulda olursa olsun birbirlerini kendiliğinden seçebilirlerdi. Hayat arkadaşlığı ve her şeyden öte karşılıklı inanç vardı hallerinde." Anlatıcı Maria'nın yukarıdaki paragraftaki gibi her gün hayranlıkla gözlemlediği ve "mükemmel çift " olarak tanımladığı Miguel ve Luisa' nın vahşi bir ölümle aralarına giren ayrılık, çiftin en yakın arkadaşı Diaz- Varela tarafından doldurulmaya çalışılır- o ki, uzun yıllar önce Luisa'ya sevdalanmış ve bu sevgiyi yaşamak için sessizce beklemiştir. - Maria'nın çiftten hayatta kalan Luisa ve aile dostu Diaz Varela ile tanışması hem ölenin akibeti hem de kendisinin geleceği açısından etik sorgulamalarına neden olur. Çünkü bir taraftan o da Diaz- Varela'ya sevdalanmıştır. Tıpkı Balzac'ın roman kahramanı Albay Chabert ve Dumas'nın Üç Silahşörler 'indeki Athos'un maruz kaldığı ikilem içinde bulur kendini Maria. Öğrendiği gerçekleri açıklamalı mı, yoksa sevdalandığı adamın önünden çekilerek sessiz mi kalmalıdır? Finalde adaletin gerçekleşmemesi beni mutsuz etse de roman boyunca yazarın okurların önüne bıraktığı varsayımlar ve ölüm, yaşam, sevda, kıskançlık, suç hakkındaki ilginç tespitleri tam bir edebiyat şöleni yaşattı. Bu yüzden okuduğum ilk romanı ile beni avcunun içine aldı Marias. Anlatıcı Maria üzerinden yaptığı genellemelerle onun eril dilini ve kaosa olan hayranlığını görsem de diğer kitaplarını da okuma isteğimi azaltmadı bu yönü. Duygusal Adam ile devam edeceğim Marias okumaya:))
KarasevdalılarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 20221,113 okunma
Puan vermedi·284 syf.··
2024 135. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2024 23:24
Anlatıcının kusursuz bir çifti detaylı tanıtımıyla başlıyoruz kitaba. Miguel ve Luisa mükemmel çiftti. Evli, iki çocuklu ve sevgileri yıllar geçtikçe artmış gibi görünen mükemmel bir çift. Nazik, yakışıklı ve neşeli Miguel ile en az kocası kadar nazik ve neşeli olan karısı Luisa. Aşklarını, mutluluklarını ilk günkü kadar taze tutabilmiş bir çift.. Bu çiftin birlikteliğine dair birçok güzel detayı anlatıcımız Maria sayesinde öğreniyoruz. O, nasıl konuya bu kadar hakim diye soracak olursanız; Maria, çifti izlemek gibi bir alışkanlık edinmişti. Öyle ki onlarsız güne başlamayı bile hayal edemiyordu. Her gün onların oturduğu kafede oturur ve onları izlerdi. Tabi yanlış anlaşılmak istemiyordu. Hiçbir kötü niyeti yoktu. Kıskançlık ya da rahatsız edici beğeni söz konusu değildi herhangi birine karşı. Sadece güzel bir şeyin varlığından mutlu olursunuz ya hani anlatıcımız da onun mutluluğunu yaşıyordu işte. Gerçek mükemmel bir çiftin var olması onun da gününü güzelleştiriyordu. Maria, çiftle birlikte bir rutin elde etmişti artık. Güne onlarla başlıyor, günü bitirmesine yetecek kadar moral depoluyordu. Ta ki bir gün bunu yapamayana dek… Miguel korkunç bir şekilde bıçaklanarak öldürülmüştü. Büyü bozulmuştu. Çift o kafede bir daha birlikte oturamayacak ve Maria da o mükemmelliği uzaktan izleyemeyecekti. Maria her şeyin bittiğini varsaymıştı ama olayların ilerleyişi tam tersini gösteriyordu. Sesli konuşulması hoş görülmeyen şeyleri sesli konuşuyormuş gibi hissettiriyor kitap. Düşünülen ama söylenmemesi gereken cümleler ağızdan çıkıyormuşcasına… İnsan denen varlığın karmaşıklığını çekinmeden yansıtıyor. Ölüm, aşk, yas, arkadaşlık, dürüstlük, vicdan gibi kavramlara kesin sınırlar çizmeye izin vermiyor. Bu gibi kavramların her zaman konuşulmayan yönlerini ön plana
KarasevdalılarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 20221,113 okunma
Karasevdalılar: Derin ama Mesafeli Bir Roman
Puan vermedi·284 syf.··
2025 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2025 20:05
Javier Marías’ın Karasevdalıları, felsefi derinliği yüksek ama duygusal bağ kurmanın zor olduğu bir roman. Daha ilk sayfalarda Miguel Desvern’in ölümüne tanıklık ediyoruz; fakat karakterle hiçbir yakınlık kuramadan onun yasını tutmak zorunda kalıyoruz. Yazar, bilinçli olarak öleni değil, onun yokluğunun geride kalanlar üzerindeki etkisini anlatmayı tercih ediyor. Ancak bu kurgu tarzı, özellikle karakterle bağ kurmayı önemseyen bir okur için mesafeli ve soğuk gelebiliyor. Zamanla şu soruyu sormaya başlıyoruz: “Ben burada ne yapıyorum? Kim için üzülüyorum?” Desvern’in kim olduğunu, neleri sevdiğini ya da nasıl bir hayat sürdüğünü bilmeden, onun yokluğuna dair uzun ve çoğu zaman konuyla dolaylı ilişkili düşünceleri okuyoruz. Roman, olaylardan çok düşüncelerle ilerliyor. Karakterlerin uzun içsel monologları, detaylı felsefi sorgulamalara dönüşüyor. Bu da hikâyeye olan ilgiyi azaltabiliyor. Gözlemlediğimiz “mutlu çift”in iç dünyasına girme fırsatı bulamadan, bir cinayetin felsefi yankılarıyla baş başa kalıyoruz. Aşk, ölüm ve kayıp gibi güçlü temalar işlenmesine rağmen, okur içine çekilemiyor; çünkü anlatı sürekli sorgulatıyor ama az hissettiriyor. Elbette düşündürüyor — ama hissettirmiyor mu? İşte bu noktada roman, tartışmaya açık bir yerde konumlanıyor. Karasevdalılar, düşünsel yoğunluğu seven okurlar için anlamlı bir metin olabilir. Ancak karakterlerle duygusal bağ kurmak isteyenler için mesafeli ve zaman zaman yorucu bir okuma deneyimi sunuyor.
Edebiyat
KarasevdalılarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 20221,113 okunma
Javier Marias'ın Karasevdalılar Romanı Üzerine...
Puan vermedi·284 syf.··
2023 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2023 00:00
Kitabın başkarakteri Maria Dolz'un rutin haline gelmiş olan eyleminin, her sabah kahvaltı ettiği kafede 'Mutluluk' timsali evli bir çifti gözlemlemeyi, bir gün yazarın nedenini bilmediği bir şekilde aksamasıyla kitap olay örgüsüne girmeye başlar. O evli çiftin adamı endüstri mühendisliği fakültesinin sakin park yerinde meczup bir adam tarafından yasadışı olan sustalı bıçakla defalarca bıçaklanarak öldürüldüğünü öğrendiği gün, büyük bir sorgulamaya çeker her şeyi kendince. Ki buna 'ölçülü genç' yani kendisi de dahildir. Meczup adamı, öldürülen Miguel Desvern'in hayat tarzını, eşi Luisa'yı, arkadaş çevresini ve diğerlerini... Maktula karşı dul eşinin yas sürecini başarılı bir şekilde aktarıyor yazar okurlarına. İki küçük çocuğun özellikle de kardeşlerden büyüğü olan kız çocuğunun birden bire kendisine yüklenen sorumluluk duygusunu da dahil etmiştir. Okuyucuyu önce başkarakterin hafızasında sürekli olarak canlandırdığı cinayete şahit kılıyor ve sonra da ölüm üzerinden derin bir sorgulamaya çekiyor. Bunu yaparken metafizik ve felsefe kapılarını da açar. Kitabın belli bir bölümünde misafir olmaktan çıkıp başkarakter olmaya yönelen Javier Diaz-Varela'nın ölüm üzerine Maria Dolz ile konuşurken yaptığı tahviller sayfalarca sürmektedir. Özellikle Honore de Balzac 'tan Albay Chabert ile, William Shakespeare 'den Macbeth ile Alexandre Dumas'tan Üç Silahşor ile ortadaki bu cinayetin bir rafa kaldırılmasının ve bir süre sonra da maktulun unutulmasının ve mevcut durumunu koruması gerekliliğini savunur Maria'ya defalarca. 'İnsanın gözlerinde bir perde vardır ve gördüğü şeyleri kendi zihninin, duygularının güçlü etkisiyle yorumlar, perdenin arkasındaki hakikat orada olduğu halde, insan varolduğundan beri perdenin arkasından kendi hikayesini yazar ve kendi hikayesine inanır der tüm kadim öğretiler.' 'İnsanın kendi
1000Kitap
KarasevdalılarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 20221,113 okunma
8/10
·284 syf.··
2022 6. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2022 06:28
·
Nasıl başlasam bilemedim ama bittiği andan itibaren Haksızlık dedim. Evet Maria Dolz alışkanlık haline getirdiği izlemekten keyif aldığı sevdalı bir çifti görmek için her gün aynı yere gidiyor. Ve çiftimizden Miquel kötü talih neticesinde ölüyor ama kitabın sizi içine çektiği kısım buralar değil bence kesinlikle. Kitap boyu ölüme dair söylenenler " ölenlerin geri gelmesinin hiç de iyi olmayacağı" düşüncesi beni bir noktada usandırdı. Ve evet keşke bu kitaptan önce Dumas'ın " üç silahşör" 'ünü Ve Balzac ' ın " Albay Chabert" ini okumuş olsaydım ama sonunun ikisinden birine dayanma ihtimali zaten oldukça aşikar ve beklediğim bir durumdu benim için. Ben de bu nokta da pek sevgili Orhan Pamuk'un " Kırmızı Saçlı Kadın" romanına değinmeden edemeyeceğim bana bu romanı anımsattı. Yine de insan sonunu böyle beklemiyor ya da bile bile istemiyor ne bencilsin dedim Javier Diaz Valeri'nin kendilerine bayağı da sövmüş bulundum. Son olarak içimi acıtan bir cümle sevgili Maria' dan sizlere gelsin , " benim duygularımı onun başkasına hissettiklerine kıyasla çok niteliksiz bir yere koymuştu . Her zamanki o sessiz ve temkinli halimle benim hakkımda ne bilebilirdi ki" (syf.219)
Edebiyat
KarasevdalılarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 20221,113 okunma
9/10
·282 syf.··
2022 38. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2022 18:48
Javier Marías, geçtiğimiz Eylül ayında kaybettiğimiz bir kalem. Benim yazarla tanışmam aramızdan ayrılmadan önce olmuştu. O tanışma da bu kitapla olmuştu ve bitirdikten sonra ben bu yazarın bütün kitaplarını okumalıyım demiştim kendi kendime. Önümde daha okunmamış bir sürü kitabı olduğunu bilmeme rağmen bunların bir sonu geldiğinde daha fazlasının olmayacak olması üzüyor beni. Aslında başta en bilinen ve okunan Karasevdalılar kitabıyla başlamak doğru olur mu acaba diye düşünmedim değil. Fakat içlerinden de en merak ettiğim kitap bu olmuştu o yüzden fazla uzatmadan başlamak istedim. Konusu hakkında kısaca bahsedeyim. Çünkü esasında burada önemli olan bir olay değil duygular, düşünceler. Romanda bir kadın karakterimiz var. Bu karakterimizin her gün sabahları uyguladığı bir rutin var. Bu da işe gitmeden önce kahvaltı yapmak için uğradığı kafede sürekli gördüğü evli bir çifti gözlemlemek. Hayatından bunaldığında onları görmek onda bir aydınlanma, silkelenme yaratıyor. Bir süre bu çiftten uzaklaşmak zorunda kalıyor ve geri geldiğinde adamın öldürüldüğünü öğreniyor. Arka kapak yazısıyla eşdeğer gittim ki heyecanı kaçmasın. Baş karakterimizin izinden bu cinayetin ayrıntılarının peşinden gidiyoruz bizde. Ama aslında bu cinayet yazarın anlatmak istediklerine yarattığı bir kılıf gibi. Özellikle ölümle ilgili çok güzel ve yerinde cümleleri var yazarın. Ölenin ardından gelen yas sürecini dibine kadar anlatıyor yazar. Açıkçası bu cümleleri okumaya bayıldım. Çünkü hepsi hayatımızın bir noktasında durup düşündüğümüz şeyler. Bazen bu düşünceler içinde kayboluruz. Her zaman birisiyle paylaşamayız bunları, işte o noktada kitaplar devreye girip yalnız olmadığımızı hissettiriyor diye düşünüyorum. Son olarak şunu söyleyebilirim okunması zor bir kitap -bunda yapı kredi'nin kitap formu
Edebiyat
KarasevdalılarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 20221,113 okunma

Yazar Hakkında

Javier MariasYazar · 18 kitap
İspanyol romancı, deneme yazarı, çevirmen. 1951'de Madrid'de doğdu. Çocukluğunun bir kısmını babası düşünür Julian Marias'ın çeşitli üniversitelerde ders verdiği ABD'de geçirdi. Yazarlık hayatına on yedi yaşında yazdığı Los Dominios del Lobo (Kurdun Toprakları) ile atılan Marias, Madrid Üniversitesi'nde İngiliz edebiyatı eğitimi gördü ve okuldan mezun olduktan sonra bir süre çevirmenliğe ağırlık verdi. Çevirdiği yazarlar arasında Hardy, Conrad, Nabokov, Faulkner, Kipling, James, Stevenson, Browne ve Shakespeare sayılabilir. 1980'ler boyunca Madrid, Oxford ve Venedik'teki çeşitli üniversitelerde, ayrıca Boston'daki Wellesley College'da ders verdi. Reino de Redonda adlı küçük bir yayınevinin başında olan Marias, bunun yanı sıra El Pais gazetesinde köşe yazıları yazıyordu. Marías, 71. doğum gününden 9 gün önce 11 Eylül 2022'de Madrid'de zatürreden öldü. Eserleri otuzun üstünde dile çevrilmiş olan Marias'ın Türkçede yayımlanmış kitapları şunlar: - Beyaz Kalp (Gendaş Kültür, 1999) - Yarın Savaşta Beni Düşün (Sistem, 1999) - Ufkun Öte Yanı (Everest, 2000) - Yazınsal Yaşamlar (Can, 2008) - Duygusal Adam (Sel, 2009)