Jack London’ın hırpalayıcı başyapıtı Martin Eden ’i kapağını kapatıp kenara koyduğumda, içimde uyanan ilk his derin bir çaresizlik ve sarsıcı bir hayranlık oldu. Roman, kaba saba bir denizci olan Martin’in,
Daniel Keyes'in kaleminden dökülen bu sarsıcı eser, zekanın bir lütuf mu yoksa insanı kendi türünden koparan trajik bir yalnızlık duvarı mı olduğunu Charlie Gordon'ın devinimleri