kedi sevgisi, insan sövgüsü, ölüm yazgısı, özgürlük, yaşlılık, utanç, mizah derken... kendimi ilginç bir şekilde teselli edilmiş, alfabetik biçimde omzum sıvazlanmış, sakinleşmiş, yatışmış buldum.
burda birkaç alıntı gördükten sonra kitabı alıp, bir cafede okumaya başlayıp aynı hafta stresli bir günde yani bugün sesli biçimde okumaya başladım. sesli okumak, hitap etmek, tam da ortalarına gelirken, mizah dozajı artan, sitemli ve keyifli kısımda, bana iyi geldi. akşamın kalanında ve yemekten sonra aralıklı biçimde sessizce okudum ve bitti.
yazın daha fazla mark twain okumak istedim. adem ile havva'nın güncesi var belki onu okurum sonra belki macera öykülerinden birini.
zaman zaman çelişkili, bazen karamsar, bazen sitemli, bazen neşeliydi. belki farklı yaşlara, zamanlara, bağlamlara ait olduğu içindir.
benzer hissettiğim cümleler de oldu. yani bana insan gibi hissettirdi. lanetlenmiş insan ırkının bir ferdi gibi.