·64 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Mayıs 2026 00:52 Amok Koşucusu okurken insanı içine çeken kitaplardan biriydi bence. Hikâye, uzak bir yerde yaşayan yalnız bir doktorun bir kadınla karşılaşmasıyla başlıyor. Kadın doktordan yardım istiyor ama konuşma şekli ve tavırları doktorda garip bir saplantıya dönüşüyor. Sonra adam resmen kendi aklının içinde kaybolmaya başlıyor. Kitap boyunca o baskıyı, pişmanlığı ve çaresizliği hissediyorsun. Özellikle doktorun yaptığı şeylerin mantıklı olmadığını bile bile onun psikolojisini anlayabiliyorsun.
Ben en çok Stefan Zweig’ın karakterlerin iç dünyasını anlatışını sevdim. Özellikle pişmanlık duygusunu çok iyi yansıtmış. Kitap kısa ama verdiği duygu çok yoğun. Bitince insanın içinde huzursuz bir his bırakıyor.