·197 syf.····Okunma: 12 Mayıs 2026 12:56 “O günü beyaz bir taşla işaretledim.Şanslı ve unutulmaz bir gün bu güzel ifadeyle belirtilir.”
Kitaptaki neredeyse tüm karakterlerle tek tek bağ kurduğum bir okuma deneyimi oldu bu. Ki bu benim için çok sık yaşanan bir şey değil. Mösyö Hamil, Madam Rosa, Momo, Bayan Lola… Her birinin içinde bulunduğu durumları, kırgınlıklarını, yalnızlıklarını Momo’nun gözünden dinlemek insanın içinde mutlaka bir sevgi kırıntısı bırakıyor. Momo onları görüyor, gerçekliklerini tüm çıplaklığıyla fark ediyor; hatta zaman zaman yargılıyor da. Ama buna rağmen sevmekten vazgeçmiyor. Sanırım kitabın en etkileyici yanı da buydu benim için.
Fakat kitap boyunca karakterlerin özelliklerinin ve bazı durumların sık sık tekrar edilmesi bir noktadan sonra yorucu hissettirdi. Özellikle hakkında daha fazla şey öğrenmek istediğiniz karakterler için sürekli bir merak içinde kalıyorsunuz ama ancak Momo’nun görebildiği ve anlayabildiği kadarına erişebiliyorsunuz. Bu da ister istemez biraz eksik ve yer yer olumsuz bir okuma deneyimi yaratıyor. Çünkü böylesine güzel kurulmuş karakterlerin içinde biraz daha dolaşabilmek istiyor insan.
Yine de bütün o yoksulluğun, yalnızlığın ve kırılmış hayatların arasında sevgiyi hâlâ koruyabilen bir hikâyeydi.
not: inceleme gibi düşünmeyiniz yalnızca kendi deneyimlerim.