·336 syf.····Okunma: 12 Mayıs 2026 14:51 Kitap beklentimi karşıladı, sadece sonundan tatmin olamadım oradaki sürecin biraz daha uzamasını bekledim sanırım. Ben distopik kurgulardan çok zevk alıyorum. Başından sonuna kadar ilgiyle okudum. İlk sayfalarda bu yazım şekline alışamayacağımı düşündüm çünkü karakterlerin ismi olmaması bir yana kimin hangi cümleyi kurduğu bile zor anlaşılıyordu. Ama yazarın üslubuna saygı duyuyorum çünkü diyalogların, hikayenin etkileyiciliğinden hiçbir şey kaybolmamış. Kitabın ortalarında mide bulantım başladı neredeyse, kafam zonkluyordu satırları zor takip ettim, körlüğü andıran bir şeydi. İnsanların en ilkel noktaya "ulaşmasını" öyle bir betimlemiş ki adam sunmak istediği her şey kafamda çok kolay canlandı. Doktorun karısının neden beyaza gömülmeyen tek kişi olduğunu çok merak ettim. Bir an bile diğerlerine yardım etmekten gocunmayan ve empatinin son noktasıyla sarmalanmış bir karakterdi, sebep bu mu? Aç olana, açıkta kalana, en ufak desteğe razı masum insanlara gördüğü halde gözünün ucunu değdirmeyen tüm bu "insanlar" kör. Bu dünyada en yanlış giden ve beni hep rahatsız eden şey birileri yemekten patlayacak noktaya gelirken, birilerinin açlıktan kemiklerinin sayılması değil. Birilerinin yemekten patlayacak noktaya geldiği halde aç olanı görmemek için her şeyi yapması. Günümüzde kesinlikle böyle. Bu yüzden kör olmayı tercih edenlerin kör olması bence muhteşem bir adalet olurdu. Umarım masumları sömürenler ve acılarını yok sayanlar hak ettiklerini bulurlar.