7/10
·375 syf.··
2026 16. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:00
Hayvan Mezarlığı Stephen King #okudumbitti İlk Yayın Tarihi 1983 375 sayfa Stephen King’in okuduğum ilk romanı gerilim dolu olmakla birlikte sürükleyici bir hikayeye sahip. Hayvan mezarlığı, ilk sayfadan itibaren okuyucuyu rahatsız eden bir roman. Okuyanı huzursuz etmek için yazılmış, doğallıktaki korku insanı ürpertiyor.  Kitapta ilk 50 sayfa gayet sıradan ve korku ögesi olmadan geçiyor. 250li sayfalara kadar da kan, yara vb bir anlatım dışında korkutucu bir şey bulunmuyor. Ancak sona doğru yaklaştıkça ve hayvan mezarlığının içine doğru ana karakterle birlikte çekildikçe korkuyu sonuna kadar hissediyorsunuz. Kitabın konusuna delinecek olursak; Creed ailesi dört kişilik bir ailedir. Louis Creed, eşi Rachel, kızı Ellie ve oğlu Gage. Dr. Louis Creed eşi ve çocuğu yaşadıkları travmanın ardından sakin bir kasabaya taşınırlar. Taşındıkları gün Jud Crandall adında ihtiyar komşuları ile tanışırlar. Jud, kısa süre sonra aileyi bir hayvan mezarlığına götürür. Bölgeden devamlı kamyon ve tır geçmektedir. Bu geçen kamyonların hayvanları ezdiğini söylemiştir. Komşuları olan ihtiyar, kendisini bu konuda uyarır. Hem kedisi Church hem çocuğu Gage için. Louis, kediyi kısırlaştırmak istemese bile eğer kedi ezilirse kızının üzüleceğini düşünerek kısırlaştırır. Bu sırada okulda göreve başlamıştır. Okulun ilk günü Victor Pascow adında bir gence araba çarpar. Hemen okulun dispanserine getirilir fakat Pascow'un kafasında bir delik açılmıştır ve ambulans gelene kadar ölecektir. Louis bunu fark etmiştir. O sırada Pascow kendisine bir şeyler söylemeye başlar. Louis, günlerce aklından bu durumu çıkaramayacaktır fakat ilk gün ilk hasta olduğu için böyle olduğunu düşünüp bu durumu umursamaz. Yine de Pascow rüyasına girmeye başlar ve kendisini Hayvan Mezarlığı hakkında uyarır. Kısa bir süre sonra kedi kaybolur. Soğuk bir kış gecesi Jud, Louis'le birlikte kedinin cesedini bulur. Kedi ezilmiş, hatta olduğu yere yapışmıştır. Louis kızının üzüleceğine emindir fakat ihtiyar Jud onu geri getirmenin bir yolu olduğunu söyler ve bütün felaket bu şekilde başlar. Derinlikli bir incelemeyle bakacak olursak; Ölmüş olan ölmüştür ve ölü kalmalıdır. Ölüm, kayıp, ayrılık, yitirme vb. şeyler insanlara çok büyük acılar verir. Bu bazen zor bulunmuş ve kolay kaybedilmiş bir mutluluğun kaybı nedeniyle tutulan bir yas da olabilir ancak tıpkı bu hikayedeki ölmüş olanı hayata döndürmek gibi, bitmiş olanı yeniden başlatmaya, geri getirmeye çalışmak size eski mutluluğu geri getirmeyecektir. Bitmiş olan eninde sonunda daha kötü bir şekilde tekrar bitecektir.. mesajı verildiğini görüyoruz. Okunmalı mı Olay örgüsü aşırı akıcı ilerlemese de kendini okutuyor. Sonlara doğru 10-20 sayfada bir durup olanları düşünmekten ve derin bir nefes almaktan kendimi alamadım. Mükemmel denemese de güzel bir kitaptı.Korku-gerilim tarzı sevenler için tavsiye ederim. Alıntılar: "İnsan yaşlandıkça belleğin o örtücü işlevi azalıyor ve insan çok eski günleri, yüzleri, olayları inanılmaz bir kesinlikle anımsıyordu. Donuk renkli anılar yeniden renklenip canlanıyor, sesler zamanın o tenekemsi yankısını kaybedip kendi özgün tınılarına kavuşuyorlardı." "Bize yalnız kötü şeyleri söylemişti," dedi Jud. "Yalnızca kötü şeyleri. Her insanın yaşamında biraz kötülük vardır, değil mi?" "İnsanın aklının alabileceği dehşetin sınırı olacağına inanmak yanlış bir düşünce olmalıdır. Tersine insanı saran karanlık artıkça harekete geçen bir mekanizma da bu sınırı sonsuza dek genişletir." "Baştan sona kadar iyi geçen günler zaten azdır. Belki de bir insanın yaşamındaki gerçekten iyi günlerin toplamı bir ay bile değildir. Louis'e göre Tanrı acı dağıtmaya gelince daha cömert davranıyordu." "Ama zaman geçerdi, insanın bir duygusu bir başka duyguyla yer değiştirirdi. Güçlü bir acı daha yumuşak bir acıya dönüşür, bu da daha yumuşak acı yerini yasa bırakır, yas da sonunda bir hatırlama olurdu."
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,5bin okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.