İnsanın kendi içine düştüğü karanlığı en çıplak haliyle anlatan romanlardan biri. Yozo’nun toplumla kuramadığı bağ, sürekli bir yabancılık hissi ve “normal” görünmek için taktığı maskeler okurken insanı rahatsız edecek kadar gerçek geliyor. Özellikle yalnızlık, aidiyetsizlik ve kendinden uzaklaşma duygusu roman boyunca ağır ama etkileyici bir şekilde hissediliyor.
Osamu Dazai’nin dili sade olmasına rağmen çok yoğun bir duygu taşıyor. Abartılı olaylardan çok karakterin iç dünyası öne çıkıyor ve bu yüzden kitap bittikten sonra bile bıraktığı ağırlık uzun süre geçmiyor. Umutsuzluğun içinde bile anlaşılma isteğini hissettiren, insan ruhunun en kırılgan taraflarına dokunan çok çarpıcı bir eser.