·392 syf.····Okunma: 13 Mayıs 2026 21:00 Ben ne okudum öyle arkadaşlar... Gerçekten o nasıl bir sondu, hâlâ tam olarak kendime gelebildiğimden emin değilim.
Nermin Yıldırım bu kitapta tam olarak "roman gibi roman" tanımının içini doldurmuş. Hani bittiğinde o kapağı kapatıp bir süre boşluğa bakarsınız ya, öyle bir his. Hikaye aslında bir çeşit kaçma kovalama; ama çok daha derini. Geçmişin, ısrarla geleceğin peşini bırakmaması gibi... Ya da rüyaların, insanın en huzurlu uykularını bile kovalaması.
Bazen bir şeyler anlatmak, insanın içindeki nehrin dışarı taşması gibi geliyor bana; durduramadığın bir akış. Ama bazen de sadece susuyorsun. O anlatamadığın ne varsa onlardan kendi içinde kumdan kaleler yapıyorsun. Sonra bir söz, tek bir dalga gelip o koca kaleleri bir saniyede yerle bir edebiliyor.
Bu romanla ilgili daha bir sürü güzel cümle kurabilirim belki ama hep bir şeyler eksik kalacakmış gibi hissediyorum, çünkü kesinlikle çok daha fazlasını hak ediyor. Çok etkileyiciydi, çok...