7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN (Roman) SABAHATTIN ALİ 1907-1948 arasında yaşamış toplumsal gerçekçi sanat akımının önemli temsilcilerinden olan yazar Sabahattin Ali tarafından kaleme alınmış, yazıldığı dönemde önemli muhalif sanat girişimi bağlamında tartışma yaratmış olan İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN romanıyla okumamıza devam ediyoruz. İçimizdeki şeytan ifadesi toplumun hemen her kesimi tarafından bilinçli veya bilinçsiz olarak aynı veya tebili şeklinde kullanılan bir ifade olup psikoloji biliminin de üzeri de durduğu önemli bir sorunsaldır. Sabahattin Ali romandaki kahramanların karakter sunumunda ifade ettiği şeytan kavramıyla bir önceki okumamızda Zizek’in dile getirdiği özgürlüğümüze mahkum olan insanın sığındığı bir sığınak görevini görüyor. Kendi özgürlüğünü yüklenemeyen insanın taşıdığı zincirlerin adıdır şeytan. Sabahattin Ali hakkında yaşadığı dönemde “İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN” yakıştırmasının yapıldığı da bilindiğinden yazarın bu romana isim verirken bir ironi yapmaya çalıştığı da söylenebilir. Zira romandaki kahramanlar da kendilerindeki kaos ve düzensizlikleri sebep olarak şeytana yığarak sorumluluktan kaçmış ve kolaycılığa başvurmuşlardır. ROMANIN KONUSU: Roman, insanın kendi kötülüklerinin sorumluluğunu üstlenmek yerine, bu kötülükleri içsel bir "şeytan"a yükleyerek vicdanını rahatlatma çabasını ve bu iç çatışmayı konu alıyor. ANA TEMASI: Bireyin iç hesaplaşması, iradesizlik, aydın çevrenin eleştirisi ve toplumsal düzene teslim oluşun yarattığı çıkmazlar işlenir. ÖZET VE KARAKTERLER: Macide, Ömer ve Bedri karakterleri etrafında şekillenen roman, Ömer’in iradesizliği ve kötülükleri içindeki şeytana sığınarak rasyonalize etmesini (bahane bulmasını) anlatır. MEKAN: Hikayenin küçük bir kısmı Balıkesir’de başlasa da, olayların büyük bölümü İstanbul’da geçer. VERDİĞİ MESAJ: Sabahattin Ali, bu romanda insanın kendiyle mücadelesini ve zayıflıklarını keskin bir dille eleştirir. ÖZET: “Başkahraman Ömer, içine kapanık, kararsız ve hayata karşı tutunamayan bir gençtir. Bir gün öğretmen okulunda okuyan Macide ile tanışır ve ona âşık olur. Başta ilişkileri güzel ilerlese de zamanla Ömer’in zayıf kişiliği, iradesizliği ve çevresinin etkisi ilişkilerini yıpratır. Ömer sürekli yaptığı hataların suçunu “içindeki şeytan” dediği görünmez bir güce yükler. Oysa romanda anlatılmak istenen şey, insanın kötülüğünün çoğu zaman kendi korkularından, bencilliğinden ve sorumluluk almamasından kaynaklandığıdır. Macide ise daha temiz, dürüst ve güçlü bir karakterdir. Ancak Ömer’in çevresindeki çıkarcı insanlar ve Ömer’in kararsızlığı onların mutluluğunu engeller. Roman sonunda Macide, Ömer’den uzaklaşır. Böylece bireyin kendi iç dünyasıyla hesaplaşması gerektiği mesajı verilir.” ÇATIŞMALAR: >>Birey – Kendi İç Dünyası Çatışması >>İyi – Kötü Çatışması >>Aşk – Gerçek Hayat Çatışması >>Toplum – Birey Çatışması >>İrade – Zayıflık Çatışması ÖNEMLİ ALINTILARIM: >>> Dünyada en lüzumsuz meşgale kendi kendini aldatmaktır. >>> İnsanlar birbirlerini tanımadan severler. >>> Bir insanı anlamak için söylediklerine değil, sustuklarına bakmalı. >>> İçimizde şeytan yok… İçimizde acizlik var. >>> Korkak insanlar, hayatları boyunca başkalarının iradesiyle yaşarlar. >>> Bazı insanlar gelir geçer, bazıları ise insanın içine yerleşir. >>> Hayatta en korkunç şey, bir insanın kendisine yabancılaşmasıdır. ANAFİKRİ: İnsan yaptığı yanlışların suçunu dış güçlere değil, kendi iradesizliğine ve korkularına yükler. Asıl mücadele insanın kendi içindeki zayıflıkla yaptığı mücadeledir. İyi okumalar.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209,1bin okunma
·
58 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.