·480 syf.····Okunma: 14 Mayıs 2026 01:32 Bige Güven Kızılay'ın kalemiyle ilk Emanet kitabıyla tanışmış oldum. İyi ki de tanıştım son olmayacağına karar verdim böylelikle. Roman karakterimiz olan Yasemin Amerika'da babasının ailesinden uzakta büyümüş Türk kültürüne uzak yetişmiş avukat bir kadın. Dışardan bakıldığında güçlü, başarılı ve kendinden oldukça emin görünen bu genç kadın; dedesinin ona bıraktığı emanet ile tanışınca aslında ne kadar kibirle örülmüş bir yalnızlığın içinde olduğunun farkına varır. Bu emanet onu yalnızca geçmişe değil, kendi iç dünyasına da götüren bir kapı olur gerçekleri yüzüne çarpar.
Beni özellikle dedesinin köy Enstitüleri dönemi anlattığı bölüm çok duygulandırdı inanılmaz keyif aldım aynı zamanda hüzünlendim keşke kapanmasalardı da bugün de aynı bilgi, kültür seviyesinde bir sürü köylerimiz olsaydı( bu duruma inanılmaz içerledim.) Yazar o dönemde ki yokluğa rağmen emeğin, sabrın ve umudun kıymetini son derece sade, anlaşılır bir şekilde anlatmış. Bu romanı okuduktan sonra eminim birçok genç(karakterimiz Yasemin gibi ) eksiklik sandığı şeylerin aslında kıymetini bilmediği değerler olduğu anlayacak. Ben kitabı çok sevdim beni ülkemin geçmişine, unutulan değerlerin güzelliğine götürdü keyifli bir okuma oldu benim için. Bir yaz akşamı hafif esen rüzgar eşliğinde; yeşillikler, çiçekler içinde keyif çayı içerken sevdiğim biriyle sohbet ediyormuşum gibi hissettirdi.
Mutlaka vakit bulduğunuz da okumalısınız. Ben şimdiden yazarın Kırk Yama romanını listeme aldım bile.