Öncelikle belirtmek isterim ki kitapta çok fazla erkek karakter var. Kitabın neredeyse yarısına kadar hangisi hangisiydi bir türlü ayırt edemedim.:)
Birde okumaktan pek hoşlanmadığım gay ilişkilerde vardı içinde ama olsundu.
Demet Yılmaz cığımın hatırına tüm tabularım kırılıversin, ne olacak yani onun eşsiz ve şahsına münhasır kalemi için değer.:)
Kitabın ilk sayfasından itibaren sizi içine alan atmosferi yoğun, hatta yer yer boğucu ama aynı zamanda da hayli merak uyandırıcı bir kıvamdaydı.
Kitapta metaforlar ve betimlemeler havada uçuşuyor. Kısıtlı anlama kapasitem yüzünden çoğu metaforu anlamayamadığıma yüzde yüz eminim ama neyse.:)
“Aidiyet duygunu tatmin etmek için ne kadar ileri gidersin!!!”
Okuması kolay bir kitap değildi. Üzerine bol bol düşünülüp, anlayıp, sonra da sindirebilmek içinde zamana ihtiyaç duyulan bir hikayeydi.
Psikolojik gizem, gerilim kitaplarından ve ruhların karanlık dehlizlerinde tek başınıza yürümekten korkmuyorsanız tavsiyemdir.
Demetin eline, kalemine, nöronlarına ve ruhuna sağlık.
Başarılarının çoğalarak artması dileğiyle.:))