Puan vermedi·208 syf.····Okunma: 13 Mayıs 2026 14:40 “Babam bahçıvandı, şimdi bir bahçe.”
Kitap daha ilk cümlesinden insanın içine işliyor ve o cümlenin ağırlığı son sayfaya kadar hissediliyor. Yazar, babasını kaybetme sürecini ve hastalık döneminde yaşadığı duyguları ele alıyor. Yaşadığı acıyı, o tarif edilmesi zor duyguyu nasıl deneyimlediğini ve zamanla onu nasıl kabullenmeye başladığını sade bir dille anlatıyor. Bunu abartılı duygulara yaslanmadan; daha sakin, daha duru ve insanın varoluşunu sorgulatan bir şekilde yapıyor.
Kitapta en çok dikkat çeken şeylerden biri de, yazarın kendini kötü hissetmeye başladığı, ağlayacağını düşündüğü anlarda babasıyla ilgili komik anılar anlatmasıydı. Sanırım yas sürecinin en gerçek hâllerinden biri de bu: Acının içinde bile gülümseten hatıraların var olması.
Eminim ki bu acıyı yaşamış okuyucular için kitap çok daha derin ve etkili bir yere sahiptir. Aslında kitabın bu kadar okunmasının sebebi güçlü bir kurguya sahip olması değil; okuyucunun bir sayfasında, bir cümlesinde ya da hatta bir kelimesinde kendinden bir parça bulabilmesidir. Çünkü yazarın ele aldığı konu da hissettirdiği acı da oldukça evrensel. Sanırım kitabı bu kadar etkileyici ve kalıcı yapan şey de tam olarak bu.
Babalar iyi ki var. Rabbim onları başımızdan eksik etmesin; aramızdan ayrılanların da mekânını cennet eylesin.