Sıradan bir gencin yaşayabileceği kişisel, ailevi, sosyal ve duygusal birtakım sıkıntılar ve bunları fark eden bir genç.
Herkesin, en azından toplumda kaygılı ve evhamlı diyebileceğimiz kişilerin, yaşadığı gençlikten yetişkinliğe atılırken aklımızı kurcalayan “ben ne yapacağım, hiçbir işe yaramıyorum..” gibi düşünce ve vesveseler.
İnsan doğasının sevme ve sevilebilme, değer görme isteği. Ze’nin kız arkadaşıyla olan münasebetleri benim de ahlakımla uyuşmadı ki yabancı da gelmedi. Günümüzde de bizim akranlarımız ve arkamızdan gelen neslin tavır ve hareketleriyle birebir örtüştüğünü görüyorum. Ze’nin babasının isteği üzerine sevgilisinden ayrılması ve acılar çekmesi bana daha onurlu ve vay be! Dedirten cinstendi. Babasını ezmek istemiyor ama sevgisine de söz geçiremeyip eriyip gidiyor. En sonunda yoluna girecek gibiydi sanki:)
Zaten Ze kardeşim hangi gece gördün sabahı olmayan;)
Ze’nin yaşadığı çoğu kaygılarını kendime yakın görüyorum. Umarım ve umuyorum ki dikenli yollardan geçen herkes yolun sonunda çiçekli bir bahçeyle karşılaşırlar