·247 syf.····Okunma: 14 Mayıs 2026 20:14 Salvador Dali’nin yaşama bakışı, ilgi alanları, politik görüşleri, entelektüel birikimi, resimlerinin ve kendisinin bilinçaltı çözümlemesi, resim tekniği, ressamlar, entellektüel ve yazarlarla ilgili anıları ve onlar hakkında fikirlerini kendi kaleminden okuyup, bu muazzam deha’nın bilinçaltına sızma, düşünce sistemini biraz anlama imkanını veriyor size bu kitap. Yani kitap, Dali’nin, Freud’un “serbest çağrışım” tekniği ile yazdığı, kendi zihninin derinlerine inip, o anki düşüncelerini, hislerini kağıda döktüğü bir teknikle yazılmış. Diğer bir deyişle kendisine “psikanaliz” ve “serbest çağrışım” tekniği ile yaklaştığı bir otobiyografi. Bu nedenle yer yer anlaşılması zor bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Kitabın her sayfasında Dali’nin sahip olduğu yüksek ego, hatta narsizmi hissediyorsunuz. “Çocukluğumun daha ilk yıllarında kendimi sıradan ölümlülerden ayrı tutan şirret bir düşüncem vardı. İşte o yüzden bugün başarılıyım ben.” diyor mesela.
Dali’nin benzersiz kişiliğini, resimleri gibi, kitabına yazdığı cümlelerden ve düşünme tarzından da anlayabiliyorsunuz. Son derece yüksek bir özgüven sahibi, kendisini son derece beğenen, hatta hayranlık duyan narsist bir kişiliğin zihnine giriyorsunuz kitap boyunca.
Kitabın bir “Osurma Sanatı” isimli bölümü var ki… Ayrıntısına girmeyeyim ama gerçekten kafası iyi kırıkmış rahmetlinin…
Anıları, günlük yaşantılarının yanında, Eserlerinin çözümlemeri, rüyaları, siyasi-toplumsal görüşleri, entellektüel merakları, takıntıları ile bu muhteşem, kimilerine göre gelmiş geçmiş en sıradışı ressam, dahi, deli Dalí ‘nin 1952-1963 orası günlüğü ile bilinçaltına giriyorsunuz.
Okumanızı tavsiye ederim.