Düşünmek, insanın kendi ruhuna vurduğu en ağır prangadır; çünkü zihin, durmaksızın geçmişin enkazını karıştırıp geleceğin kaygısını inşa eden bir fabrikadır. Shakespeare’in bu sorusu aslında bir kurtuluş çığlığıdır: İnsan, bildiği her şeyin ağırlığı altında ezilirken, cehaletin o hafif ve dingin limanına sığınmak ister. Düşünmeyi unutmak; bir özne olmaktan vazgeçip sadece bir nesne gibi, bir ağaç veya bir taş gibi varlığın ritmine teslim olabilmektir. Bizler, dünyayı anlamlandırmaya çalıştıkça onun büyüsünü bozan, her şeyi tanımlayarak aslında her şeyi öldüren varlıklarız. Belki de düşünmeyi unutmanın tek yolu, mantığın o dar koridorlarından çıkıp, sadece "hissetmenin" o uçsuz buçaksız denizinde boğulmayı göze almaktır. Çünkü zihin susmadığı sürece, ruh asla gerçekten nefes alamaz; gerçek özgürlük, insanın kendi bilincinin gardiyanlığından istifa ettiği o eşsiz boşlukta gizlidir. ⭐️
Sence de her şeyi bilme arzumuz, aslında ruhumuzun en büyük intiharı değil mi?
Kolpanın sanki buna benzer bir şarkısı vardı tam hatırlamıyorum
İyi düşünmek güzel bir şey ama eğer düşünmek unutulmak isteniliyorsa demek ki kötü şeyler oluyor zihnimizi güzel şeylere yöneltirsek düşüncelerimiz güzel olur