Sadece bir korku hikayesi değil, bir hayatta kalma mücadelesidir. Transilvanya’nın karanlık şatolarından Londra’nın sisli sokaklarına uzanan bu eser, ölümsüzlük arzusunun ve kötülüğün en karizmatik ama en tehlikeli temsilcisini anlatır. "Güneş battığında kapını kilitlemeyi unutma" uyarısının edebi karşılığıdır.