10/10
·399 syf.··
2026 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 18:19
Cemil Meriç'in 1955 yılında görme yetisini kaybetmesiyle başlıyor Jurnal serüveni....Kendisini çaresiz, kimsesiz ve yalnız hisseden yazarın kelimeleri yalnız kendi dünyasını aydınlatmakla kalmıyor tüm insanlığa Işık oluyor. Aralıklarla olsa da bu çabasını yirmi dokuz yıl sürdürürerek birinci cildi 1955-1965 yılları, ikinci cildi 1965-1983 yılları arasında tamamlıyor. Sadece bir günlük demek çok büyük bir halsızlık olur. Çünkü bu kitapta her şey mevcut... Meriç, “Jurnal”ine okuduklarını, acılarını, ıstıraplarını, ihtiraslarını, aşklarını, özlemlerini, hayallerini, umutlarını ve umutsuzluklarını adeta nakış nakış işliyor. Kimseyle paylaşamadığı iç dünyasını döküyor satır aralarına. Kimi zaman kendisini yargılıyor, kimi zaman canını sıkan olayları ve insanları...Tarihi, edebiyat, sanat, sosyoloji, felsefe Sayın Meriç'in kaleme aldığı satırların temelini oluşturuyor. Ona göre gerçek yazar fildişi kulede süslü mısralar arayan sanat zübbesi değil bir kavga adamı olmaktır... Nitekim düşünce dünyası ve yazdığı kitaplarda bu kavga hep var. Gerçek bir dava adamı. Çok büyük bir mütefekkir. Hem okumak, hem yazmak hem de bu kadar alana hakim olmak... Aklım nutkum tutuluyor her okuduğumda... Gerçekten de Jurnal’de çocukluğundan itibaren kendini yetiştirmiş bir entelektüelin çektiği acı ve ıstıraplarının yanında, yetiştiği aile ortamı ve sosyal çevrenin izlerini de bulmak mümkün. Kişiliğinin, kimliğinin, huy ve mizacının nasıl şekillendiğine şahit oluyorsunuz. Büyük mütefekkir Cemil Meriç'in aynı zamanda büyük bir gönül adamı olduğunu da duygu yüklü satırlarını okurken anlıyorsunuz. Diğer kitaplarından farklı olarak o yoğun duygular çok net içinize işliyor. Batı’dan Doğu’ya etkilendiği ve eleştirdiği şairlerin, yazarların, sanatçıların, büyük filozof ve sosyologların düşüncelerini okuyorsunuz bir bir. Yer yer fransızca metin ve ifadeler de mevcut (bu kısmlar azcık zorluyor)... Voltaire, Dostoyevski, Goethe, Zola, Aristo, Hegel, Rodin, Freud, Weber, Marx, Sokrat, Rousseau, İbn Haldun, Ahmet Cevdet'e dair izler bulmak mümkün... Cemil Meriç’in etkilendiği ve eleştirdiği şairlerin, yazarların, büyük filozof ve sosyologların listesi o kadar uzun ki... O kadar çok bilmediğim yazar, şair, ya da düşünce adamı var ki... bu da Canım Meriç'in büyüklüğünü gösteriyor. Aydınlar Avrupa'ya kaçtı ben de kütüphaneme diyor ya hani, işte o kütüphanede harikalar yaratmış yalnız okumakla kalmamış kelimeleriyle munisleştirmiş düşman bir dünyayı. Kafama balyoz gibi inen bir tespitini daha paylaşmak istiyorum. Harf inkılabı ile bir günde 600 yıllık bir devlet yok oldu diyor satırlarında... Türkçe'den Türkçe'ye çeviri mi olur demesindeki haklı sitemini ve dilini kaybeden millet her şeyini kaybetmeye mahkumdur derken ki haklı serzenişini çok iyi anladım. Geçmişten kopuk geleceğe bağlanamayan bir nesil... yıllar öncesinden geleni ve gelecek olanı tahmin etmiş:( Kitapta ilgimi çeken bir diğer konu ise Hint edebiyatının bilinmemesine sitem edilmesi ve Hint edebiyatına övgü isimli bir bölümün olması... Hiç düşünmemiştim Hint Edebiyatını...Son sayfalarında ise sevgiliye seslenişi,hayalleri, sitemi, hayal kırıklığı var. Uzun süre etkisinden çıkamayacağım bir eser oldu. Cemil Meriç'in sunduğu acı gerçekler hem farkındalığımı artırdı hem de bazı konulardaki eksikliğimi giderdi. Cemil Meriç okumak ufku genişletir. Okuyunuz okutunuz efendim. Sonraki rotamız Jurnal 2 Keyifli okumalar...
1000Kitap
Jurnal - Cilt 1Cemil Meriç · İletişim Yayınları · 20183,674 okunma
··
1 +1'leme
·
135 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.