8/10
·112 syf.··
2026 22. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 22:23
Kitap daha ilk cümlede beni yakaladı: “Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum.” Meursault’un bu kayıtsızlığı, zamanı neredeyse anlamsızlaştırıyor. Dün ile bugün onun için aynı düzlemde; geçmiş bir yük değil, gelecek de bir plan değil. Her şey “şimdi”nin içinde eriyip gidiyor. Camus burada absürdü çok net gösteriyor: Hayatın kendisiyle kurduğumuz anlam arayışı arasında derin bir uyumsuzluk var ve Meursault bunu kabullenmiş gibi yaşıyor. Ama ben kitabı okurken tam tersi bir sonuca vardım. Bana göre dünler, bugünleri yarınlar için hazırlamak içindir. Meursault’un geçmişi umursamaz tavrı bana yabancı geldi. Her yaşadığımız şey, her hata, her ilişki, her yalnızlık anı... Aslında dünler boşa gitmiyor; onlar bugünkü halimizi şekillendiriyor ve yarınki versiyonumuzun temelini atıyor. Kitabın en rahatsız edici yanı da buydu sanırım. Meursault’un duygusal kopukluğu ve toplumsal kurallara karşı kayıtsızlığı, insanı aynaya bakmaya zorluyor. Ben ise bu kayıtsızlığa karşı “birikim” fikrini tercih ediyorum. Geçmişi bir ders deposu olarak görmek, bugünü daha sorumlu yaşamak ve yarına bilinçli bir miras bırakmak… Camus’un absürdüne karşı kendi küçük isyanım gibi oldu bu. Kısacası Yabancı bende “hayatı daha anlamlı kılma” isteğini tetikledi. Belki de kitabın en büyük gücü bu: Okuyanı kendi felsefesini sorgulamaya itiyor.
1000Kitap
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.