İnsanın yaptığı en büyük hata,
zamana sahip olduğunu sanmasıdır.
Oysa zaman kimsenin değildir;
hepimiz, geri sayımı sessizce başlayan bir hayatın içindeyiz.
İnsanlar mutlu olmak ister,
ama çoğu neyin peşinden koştuğunu bile bilmez.
Kalabalıkların içinde kaybolur,
başkalarının düşünceleriyle yaşar,
başkalarının onayına göre nefes alır.
Kendi hayatını yaşadığını sanarken
aslında sadece oyalanır.
Çünkü insan,
ölümü unutabildiği kadar boş şeylere bağlanır.
Kendine sor:
Hayat dediğin şey gerçekten nedir?
Bir gün biteceğini bildiğin halde
neden hâlâ erteleyip duruyorsun?
Mutluluk; sahip olmak mı,
yoksa gerçekten hissedebilmek mi?
Belki de hayatın anlamı,
sonsuz yaşayacakmış gibi davranmayı bırakınca başlar.
Çünkü güzel hayat, cesurları sever.
Risk alanları, hissedenleri,
düşmek pahasına kendi yolunu yürüyenleri…
Ve insan,
ölüme doğru yürüdüğünü kabul ettiği anda
ilk kez gerçekten yaşamaya başlar.
Bu yüzden sahip olduğun sınırlı zamanı
başkalarının gölgesinde tüketme.
Çünkü bir gün herkes susacak,
ama yaşanmamış bir hayatın pişmanlığı
insanın içinde sonsuza kadar yankılanacak.
Memento Mori :)