Puan vermedi·264 syf.····Okunma: 12 Mayıs 2026 22:51 Benim de daha önce çok severek okuduğum “Kuzeyin Derinliklerine Giden Dar Yol” ile 2014’te Man Booker Ödülü’ne layık görülen Richard Flanagan’ın 2024 yılında kurgu dışı kategorisinde Baillie Gifford Ödülü kazananı “Soru 7” adlı eseri Ayşenur Bilgen çevirisiyle yayımlandı.
Richard Flanagan eseri on bölüm ve her bir bölümün altında alt bölümlerden oluşuyor. Eleştirmenler tarih, bilim, anı ve otobiyografik kurguyu harmanlayan yazarın eserini her hangi bir türe sokamamışlar; gerçekten de okuduğum en enteresan kitaplardan biri oldu.
2012 yılında Flanagan, II. Dünya Savaşı sırasında Japonlara esir düşen ve bir kömür madeninde köle olarak çalışmak zorunda kalan babasının tutulduğu Japonya’daki Ohama Kampını ziyaret eder. Bir dönem orada çalışmış gardiyanlarla yan yana gelmek rahatsız edicidir. 6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya atılan ve saniyeler içinde onbinlerce kişinin ölümüne neden olan atom bombası sayesinde kurtulan babası Tazmanya’ya geri dönmüştür. Başkalarının yıkımı olan atom bombası bazılarının da kurtuluşu olmuştur. H.G. Wells’in Rebecca West ile ilişkisine değinen Flanagan, atom bombasının fikir babası Leo Szilard’ın Wells’in The World Set Free romanından etkilenerek nükleer zincir reaksiyonu kavramını geliştirdiğini ve sonrasında çok pişman olduğunu yazar. Ailesi ile ilişkileri, çocukluk anıları, yazmaya nasıl başladığı, belgesel çekimi için Rosebery’e dönmesi, kano kazası gibi pek çok otobiyografik konunun yanı sıra Leo Szilard’a ait bölümler, İngilizlerin Tazmanya yerli halkına uyguladığı soykırım, atom bombasının atılması ile değişen Dünya düzeni gibi tarihsel ve bilimsel bölümler kitabın ne kadar zengin olduğunu gösteriyor.
“Trajedinin komediyi dokunaklı, komedinin de trajediyi dayanılabilir kıldığı bir trajikomediydi dünya.”