Aslında, bütün acım, benim seni sevmeme karşılık, senin beni sevmemen. Bunun nedenini bulabilmek için sürekli düşünüyorum, seninle birlikte olduğumuz her günü, bütün hayatımızı tekrar tekrar gözümün önünden geçiriyorum ama bir türlü bu mutsuzluğu hak edecek ne yaptığımı, bunun ne zaman ve nasıl başladığını bulamıyorum. Sanıyorum bana içten gözlerle bakmıyorsun, böyle olunca da insanı çarpık gösteren aynalardaki gibi bir görüntü oluyor karşında.
Oysa ben seni seviyorum. Hem de tahmin edemeyeceğin kadar çok seviyorum! Sende iyi ve kötü olan ne varsa, sıradan ya da sıra dışı olan her yönünü, zıtlıklarının uyumunu, içindekilerin yansıdığı, iradenin boş bıraktığı yeri dolduran aklının ve yeteneklerinin parıltısı olmasa belki de güzel sayılmayacak yüzünü, her şeyini seviyorum. Her şeyinle benim için çok değerlisin ve tanıdığım en iyi insansın.
Bak sana daha ne yazacağım? Benim için bu kadar değerli olmasan
da, senden bu kadar çok hoşlanmasam da, sana karşı ilgisizliğim gizli
kalırdı, her şeye rağmen seni sevdiğimi düşünürdüm. Karşılıksız sevgi,
o kadar incitici ve aşağılayıcı bir ceza ki, bilinçsizce seni sevmediğimi
kendime bile itiraf etmezdim. Sen de, ben de bunu asla öğrenmezdik.
Karşılıksız sevgi cinayet demek olduğundan yüreğim bunu benden bile
saklar, kimseyi öldürmeme izin vermezdi.
Sayfa 449 - Yapı Kredi Yayınları, 11.Baskı: İstanbul, Şubat 2025·Kitabı okudu