Doktor Jivago

8,4/10  (15 Oy) · 
63 okunma  · 
18 beğeni  · 
1.616 gösterim
“Ne kadar büyük bir aşktı yaşadıkları!

Özgür, eşi benzeri olmayan bir aşktı. Başkalarının ancak şarkılarda söylediklerini onlar yüreklerinde hissetmişlerdi. Birbirlerine olan sevgilerinin nedeni, uyduruk tanımlarda betimledikleri gibi, ‘yakıcı tutku’ ya da ‘karşı koyulamayan duygular’ değildi. Evrendeki her şey; ayaklarının altındaki toprak, başlarının üstündeki gökyüzü, bulutlar, ağaçlar birbirlerini sevmelerini istedikleri için bağlanmışlardı birbirlerine. Birbirlerine olan aşkları kendilerinden çok çevrelerini, sokakta karşılaştıkları tanımadıkları insanları, uzun yürüyüşlerinde gördüklerini, yaşayıp buluştukları odaları mutlu etmişti belki de.” Ülkemizde romancı olarak tanınan ama Rus edebiyatının büyük şairi Boris Pasternak’ın tek romanı: Doktor Jivago. 1917 ihtilalinin gölgesi altında üç hayat. Jivago, Lara ve Tonya.

1956’da SSCB tarafından yayımlanması uygun görülmeyen, 1957’de gizlice kaçırıldığı İtalya’da ilk kez yayımlanan ve 1958 Nobel ödülünü Pasternak’a kazandıran kitap, 50 yılı aşkın bir süre sonra, ilk kez eksiksiz bir biçimde ve doğrudan Rusçadan çevrildi. Jivago’nun yazdığı şiirler ekiyle birlikte.



“20. yüzyılın ortasında, 19. yüzyılın büyük Rus romanı, Kral Hamlet’in hayaleti gibi, geri dönüp bizi ziyaret ediyor. Boris Pasternak’ın Doktor Jivago’sunun bizde uyandırdığı duygu işte bu.”



-Italo Calvino
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2014
  • Sayfa Sayısı:
    640
  • ISBN:
    9789754066258
  • Çeviri:
    Hülya Arslan
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:

Elim varmıyor yazmaya yine. Her şey yarım. Her şeyim. Adam gibi bitirdiğim tek bir öyküm bile yok. Yuh be Meto, altmışına dayandın, diyorum. Romanın da öyle. Yarım. İçim sıkılıyor. Aklıma Hakan S. geliyor, Wapp’dan mesaj atıyorum. Konumuz yazmak elbette. Moralim düzeliyor. Aslında edebiyat hep moralimi düzeltir. Daha çok da okumak. Yazmaya sardım saralı okumam da azaldı. İyi ki 1K var diyorum. Ne kadar kıymetli insanla tanıştım yarabbi. Pırıl pırıl hepsi. Pierre Riviére mesela, Zagor . Daha niceleri. Enerjilerinin ne kadar yüksek seviyede olduğunun farkındalar mı acaba? Hayat enerjisi her zaman yüksek seyretmiyor insanda. Bu konuda Rogojin beni en iyi anlayandır sanırım. Neydi o incelemen öyle be Cem? Demiş miydim acaba okuduğum zaman “Ademoğlu Neredeydin”e Böll’ün yaptığın incelemene, bu nasıl güzel diye? Askerlik geçen bir yeri vardı romanımın, o kısmı bir daha yazdırdın, demem lazımdı. Derim elbette bir gün. Olur ya yayınlarsam bir gün, okursa da eğer, vay çakal Meto, bu kısımda benim etkim ağır der, belki. Kesin anlar. Bir kurt okur da o zira. Kaçın kurası?

İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) Dr. Jivago’yu okuyacağım demişti galiba. Dedi evet. Zaten onun Ebru Ince’nin incelemesinin altına yaptığı yorum aklıma getirmişti romanı. Hatta Ebru Ince neden I yazmış, yoksa gerçekten mi Ince, İnce değil galiba diye düşünmüştüm.

Sıcacık inceleme içimi ısıtmıştı. “Halam ütü yapıyor ...Halam hep ütü yapar çünkü o çamaşır yıkamak ve ütü yapmak göreviyle bu dünyaya gelmiş bir melek :).” Böyle başlıyordu. Benim de aklıma Ümit Ünal’ın senaryosunu yazdığı “Teyzem” filmi geldi. Ağlamıştım film boyunca. Çok sene evvel. Halit Refiğ’in filmi. Ümit Ünal’ın tek bir kitabını okumamış olmanın utancını duydum. 3 kitabı var sitede. Tek bir okuru olmuş. Yuh diyorum kendime. Yuh Meto.

Rus toplumunun çarlık ve devrim sonrası değişimini anlamak için bu roman güzel bir fırsat bence. Roman oldukça hacimli. Siyasi yapıyı direkt vermiyor ama. Uyanık olmanız lazım. 1903'le başlar. Mağrur bir imparatorluktur Rus imparatorluğu. Rus-Japon savaşı patlak verir. Rus halkının yaşamını radikal olarak değiştiren olaylar bu savaşla başlar. Tıpkı tüm dünyada olduğu gibi Ruslar da Japonları tanımazlar. Tıpkı tüm dünya gibi onlar da küçümser. Ağır bir yenilgiye uğradıklarında monarşinin sonun başlangıcına girdiğini kimse bilemez. Bolşevikler hariç.

Siyasetin hamlığı midemi bulandırıyor. Hep bulandırdı zaten. CIA kazandırmış yazara Nobel’i, diyorlardı. O. Pamuk için de sarf edilmiş sözlere midem bulanıyor. Geçtim çabucak bunları elbette.

Müziği peki ya filmin? İnsanın kalbi erimez mi? Benim kalbimi eritmişti aslında. Yine eridi. Ömer Şerif’li olanına. Kitap ama, galiba kitap daha güzeldi. Kesin öyleydi. Ah Kitap…

Galiba film kadük kalmıştı roman karşısında. Bir hayli hem de. Müzikleri güzeldi ama. 2002. Keira Knightley & Hans Matheson dizisi varmış bir de. Ben hiç izlemedim. Film dediğim, dedim ya, Ömer Şerif'inki. İlla da, ille de roman ama. Boris Pasternak. Baris der Ruslar. I am looking for someone, diyor ya sorgu da, o işte.

Konu tıpkı çoğu okuyucu gibi bana da çok yabancı değil aslında. Bir yanıyla tabii. Aşk o yanı. Vahşetin Çağrısı’nı yazarken London, unutmuş olmalı aşkı, hatırlatmış olsaydı eğer biri bu yanını hayatın, yeminle yazmazdı Çinlilerin işgal ettiği dünya novellasını. İki aşk arasında kalmak var romanda.

Tam 15 bölüm roman. Bir de epilog var. Hangi bölümdü Allah aşkına? Bir bölüm vardı hani, Lara geliyordu görmeye, Yuriyatin kentine. Hatırladınız mı? Yuriyatin, Perm bölgesinde hani, uydurma olduğunu bilmiyorsunuz değil mi? Uydurma evet. Sırf kitap için yaratılmış bir kurmaca yer Yuriatin. Yok öyle bir yer Rusya'da.

Tonya, haksızlık olduğunu düşündüğüm yaşadıkları, kitap boyunca üzdü beni.

Jivago, bir Sovyet bürokratıyla aynı kadını sevmeseydi eğer, hayatı oldukça farklı olurdu. Galiba roman olmazdı o zaman.

https://www.youtube.com/watch?v=nRpmYGbbvGA

Ebru Ince 
 29 Nis 00:51 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

"Halam ütü yapıyor ...Halam hep ütü yapar çünkü o çamaşır yıkamak ve ütü yapmak göreviyle bu dünyaya gelmiş bir melek :)..hep dışa kıvrılmış kısa çorapları var ayağında ..sanırım halamin ayakları yok :)..Halam hep pilili etekle dolaşıyor, hiç pantolonu yok ...elbisesi de ..doğuştan pilili etekli halam :)
.. ay benim teni esmer kalbi bembeyaz halam.... Z z Gabor hayrani ,Klimanjaronun karlarının da aglayan ,Audrey Hapbourne duruşlu ..evimizin gönüllü kölesi halam ...babannem diyorki
_Bakma onun Klimanjaro 'ya ağladığını,,"o aslında doktor jivago ya aşık "

Işte.doktor jivagoyu ilk duyduğum an o an :) kimdi bu "jivago "?ben bir doktor tanıyorum o da ayhan amca! Nami diğer "essekli doktor " bisikleti eşşek diye adlandırdığım yaslarim, bacaklarim raşitik ,demişler yürümesi zor ...annem kahrolmus ,ceviz yaprakları kaynatıp sarmislar günler boyu ..doktor Ayhan amca hergün bisikletiyle gelip iğne yapmış bana ..camdan gelişini görünce "eşşekli"dermisim :) annem diyorki 30 günün sonunda iğne yapılacak yerim kalmadığı için son igneyide vurmamış kahraman doktorum ...:)) şimdi bu adam varken "doktor jivago" ya aşık olmakta nerden çıktı be hala ......

Kitabı okurken o kadar mutluydum ki hep aklımda geçmiş günler vardı .:) kitap beni karlar ülkesine ,trenler ülkesine götürdü getirdi ..zamanda geri getirebilen nadir kitaplardan biriydi ....sanırım biz çocukken kar gerçek kar dı ...sobanın alevi gerçekti. ...sırtımıza giydigimiz sabahlik gerçek pamuktu. ..okuduğumuz kitaplar edebiyat ,dinlediğimiz müzik ruhun yansımasıydı. .
Gerçek cocuklardik biz ,yapay kelimelerimiz yoktu ..tıpkı şu an okusam mı ?diye düşündüğünüz bu kitap gibi ..
Yüksek ihtimalle benim haleti ruhiyemle okuyamayacaksiniz belki yaşınız gereği böyle hatıralara sahip değilsiniz ..yine de geçmişle buluşmak istediğinizde jivagoyla tanışın ...savrulan bir hayatın peşine düşmek için ....

Sevgiyle kalın ...

Müphem 
 24 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · 7/10 puan

Çarlığın yıkılış dönemini ve 1917 iç savaşı sırasında Rusya'da ve Moskova'da gelişen olayları,yasam seklini ele alan roman zamanın aile portresini tuhaf karşılamadan 'oyle bir donemde ancak boyle yasanir'dedim.Bana yazarı takdir ettiren sey Boris pasternak'in tek romanı olmasina ragmen okuyucuyu ele geçirecek potansiyele sahip olması oldu ki buda çokta kolay olmasa gerek.Rusçada Jivago "yasamak"fiilinden geliyor.Bir ilahide İsa'dan sonsuz yasayan "jivago"olarak bahsedilir(Kitabin sonu zaten bunu açıklar nitelikte Jivagonun kitapları ardında kalan ve hala yasayan şeydir).Kitabin ismini basta 'Kizlar ve Oglanlar'olarak tasarlamış yazar fakat sonrasında Jivagoyu hayati boyunca kafasında bir kitap ismi olarak kafasında tuttuğundan kitaba bu ismi uydurmuş.Metafor olarak ozdeslestirince kitapla daha iyi uyum yakalamış."Doktor Jivago" kendimce bu ismi yasamı iyileştirmek olarak tasavvur ettim zira bu paragrafta olduğu gibi'açık pencerenin önünde oturmuş ve iyice yaslanmış olan bu iki arkadaşa bekledikleri özgürlük artık gelmişti.Gelmisti veasagida uzanmakta olan Moskova caddelerine yerleşmişti.Bunu tüm benlikleriyle hissediyorlardı..Bu kutsal kent icin ,hatta bu öykünün icinde yer almış olan herkent içlerinde büyük bir sevgi duyuyordu.Mutlulugun eşsiz müziği bir dalga gibi sararak cok uzaklara kadar yayılıyordu.Elindeki kitapta (Jivagonun kitabını kastederek sanki tüm bunları biliyor onların duygularını onaylıyor ve destekliyordu.'fikirlerimi benimsetti.Diger yandan kitap uzun bir zamana yayılmışta birbiri arasında bütünlük sağlayamamış gibiydi.Yazarin kadınların ruhsal ve davranışsal özeliklerini yansıtmasında eksiklik hissettim.Yazarlarda kadın veya erkek karsi cinsiyeti kendi cinsiyetini tasavvur eder gibi tasvir etmesi beklentisi icinde oluyorum.(Bunu başarabilen yazar cok azdır ,Tolstoy gibi)Bu yuzden dikkatimi cekmis olmasi olası.İcerik olarak kitap devrimi,kızıllar ile beyazlar arasındaki mücadeleyi aynı ülkenin vatandaşı olup insanların birbirlerini dusman kesilmesini görüyoruz.Palykh'in yaptığı sey savasın psikolojisini gözler önüne seriyor.sirf dusman iskencelerine maruz kalmasınlar diye ailesini oldurmesi tuyler ürperticiydi.Kitabin realis tarafının yerinde olduğu görüsündeyim.Ornegin Doktor Jivagonun hem karısına olan sevgisini hemde Lara'ya olan askını artik pekte mümkün olmayan mühürlenmiş aşkları anlatan bir cok kitaptan farklı bir noktaydı.Bunu Tolstoy'un Savaş ve Barış kitabında birbirine delice asık olup sonrasında farklı kalpler arayan Kahraman'ların anlatımı artık 'sonsuz asklar ancak kitaplarda olur 'deyimlesmis cümlesininin geçerliliğini kaldırmis bulunuyor benim icin.Kitabin son 20 sayfası bana bitmesi icin acele edilmiş gibi geldi.Kitap gerçek bir savası gerçek yönleri ile ele alıyor."20. yüzyılın ortasında, 19. yüzyılın büyük Rus romanı, Kral Hamlet'in hayaleti gibi, geri dönüp bizi ziyaret ediyor. Boris Pasternak'ın Doktor Jivago'sunun bizde uyandırdığı duygu işte bu."
-Italo Calvinonun fikiri Kitabin başka bir boyutta anlatılmak olmus.

Ezgi Aylanç 
22 Nis 23:52 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 7/10 puan

1. dünya savaşı ve rus iç savaşı sırasında yaşanan, savaş zamanı oradan oraya savrulan, birbirlerinden koparılan, ve sık sık da tesadüfen karşılaşan insanların hikayesini anlatan roman biraz ağır bir dile sahip. Çoğunlukla savaş zamanı yokluğu, savaşın insanlar üzerindeki etkileri, ve insanların "nereye gideceğiz, nasıl gideceğiz" düşünceleri ile geçen roman pek akıcı olmasa da yaşattığı duygu döneme dair pek çok şey canlandırıyor zihinde.

Ahmet Kaya 
13 Şub 20:07 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Bu tür kitaplar ön plandaki hikayeden çok arka planda anlatılan yaşantıyla ünlenirler. Bir başka nobelli Drina Köprüsü'yle kıyasladım ister istemez. Bu yüzden bu kitabın nobel kazanmasını yadırgadığımı söylemeliyim. Ön plandaki hikaye bir yana arka planda anlatılan tarihi doku çok bölük pörçük ve nerede o ünlü Rus romancılığı dedirtiyor. O zamanın yaşantısını doğru düzgün anlatamamış bence.

Murat ÇALIK 
21 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

1917 Bolşevik Devrimi döneminde geçen ve iki kadın arasında kalan Doktor Jivago'nun hikayesi. bolşevikliğin "acı" yüzünü gösteren kitap edebi ve tarihsel olarak bir başyapıt denilebilir.

Kitaptan 23 Alıntı

Ezgi Aylanç 
 16 Nis 16:37 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Halk çocuğa benzer, onu tanımak, ruhunu anlamak, nasıl yola getirileceğini bilmek gerek.

Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 133 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 133 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)

Hele şu yaşamın değiştirileceği sözüyse çıldırtıyor beni. Bu tür sözler işitince perişan oluyorum. Yaşamı değiştirmek! Ne kadar iddialı bir söz. Oysa yaşamı zerre kadar anlamamış olan bir insan, ancak böyle bir laf edebilir. Bunlar yaşamın nasıl sürdüğünü, kalbinin nasıl çarptığını hissedemeyenlerdir. Onlar yaşamı kendileri tarafından işlenebilecek bir ham madde olarak görüyorlar. Düşünemiyorlar ki yaşam hiçbir zaman bir hammadde olmamıştır ve olamaz.

Doktor Jivago, Boris PasternakDoktor Jivago, Boris Pasternak

"Gerçek tek başına, ona gerektiği kadar değer vermeyenlerden kendini soyutlayarak aranır yalnızca."

Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 14 - Yapı Kredi Yayınları - 3. Baskı - 2017)Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 14 - Yapı Kredi Yayınları - 3. Baskı - 2017)
Ezgi Aylanç 
 09 Nis 22:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

"Bir insan kendini güzelliğe verdikçe, iyilikten uzaklaşır."

Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 48 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 48 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)
Ezgi Aylanç 
 09 Nis 22:21 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Horoz çok olunca sabah geç olur.

Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 41 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 41 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)
Ezgi Aylanç 
 09 Nis 20:43 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Bence gerçeği aramak için insan yalnız olmalı, gerçeği yeteri kadar sevmeyenlerle selamı-sabahı kesmelidir.

Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 15 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 15 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)
Ezgi Aylanç 
 18 Nis 23:39 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

İnsanlar kendilerine parasız verilen sağlık öğütlerinin tesirli olacağına inanmıyorlar...

Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 238 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 238 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)
Ezgi Aylanç 
21 Nis 22:48 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Ben doğru yoldan hiç sapmamış olanları sevmem. Onlarda ölü, değersiz bir fazilet var demektir. Bu gibiler hayatın güzelliğindeki sırra erişememişlerdir çünkü.

Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 327 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 327 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)
Ezgi Aylanç 
22 Nis 20:18 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Bütün mesele, eldeki zamandan faydalanmasını bilmekte.

Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 344 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 344 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)
Ezgi Aylanç 
 18 Nis 22:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Bütün bunlar başka bir hayattı. Yarıda kalmış olan bu başka hayatı tekrar ele almadan önce, yeni hayatta işleri düzene sokmak lazımdı.

Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 220 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)Doktor Jivago, Boris Pasternak (Sayfa 220 - Güven Yayınevi-Şaheser Romanları)
3 /