Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 15 Mayıs 2026 00:17 “Kapımı rüzgâra…çatımı bulutlara açtım.Haber gelsin,bana uğramadan gitmesin.”
Çocuk edebiyatının en kıymetli yazarlarından birisi olan “Sevim Ak’ı” bu kadar geç tanıdığım için kendime çok kızdım.Bundan sonra kendisi favori yazarlarımdan olacak.
Ana karakter Bilgin; sayılarla ve ailesinin ondan beklediği başarıyla boğulan,kendini sürekli yetersiz hisseden bir çocuk.Onu gerçekten anlayan tek kişi babaannesi gibi.Özellikle babası matematik ve sayılar konusunda o kadar baskı kuruyor ki Bilgin giderek mutsuz bir çocuğa dönüşüyor.Sonra sınıfa Musa geliyor.Musa savaş yüzünden evinden,ailesinden kopmuş bir çocuk ama buna rağmen içinde inanılmaz bir yaşam enerjisi taşıyor.Bilgin ve ailesine de bence unuttukları,özledikleri o aile tablosunu yeniden yaşatıyor.Bilgin, kendi evinin içinde bile yalnız hissederken Musa aslında hiçbir yere ait olamamanın yükünü taşıyor.Ama ikisinin arkadaşlığı birbirlerine nefes oluyor.
Musa sayesinde bu aile giderek güzelleşiyor,mutlu anıların sayısı artıyor.
Savaş,mülteci kavramı,çocuklar ve ebeveyn ilişkileri,dostluk,çocuklarımızdan beklentilerimiz,sadece başarılı olmaları için çocuklar üzerinde kurulan baskı,ötekileştirme,ait olma ve her şeyden önemlisi her çocuğun kendine has yetenekleri olması ve bunlara yoğunlaşılması gerektiği üzerine harika bir eser olmuş.
Kitap aynı zamanda hayal gücü,sanat,müzik,dans,yardımlaşma ve gönüllülük kavramlarını da çok güzel işlemiş.
Her ne kadar 10 yaş ve üzeri okuyucular için önerilmiş olsa da ben bu kitabı aslında yeişkinlerin okuması gerektiğini düşünüyorum.Ayrıca çizimlerin güzelliğine de diyecek söz bulamıyorum.Hepinize kitabı tavsiye eder,keyifli okumalar dilerim.