·288 syf.····Okunma: 16 Mayıs 2026 14:51 Kitaptaki neredeyse her cümlenin altını çizmek istediğimden o kadar çok alıntılama yaptım ki... bu kitaba ilber hoca'nın vefatından sonra başladım. Keşke daha önce okuma fırsatım olsaydı. Satırlar akarken sanki bir nehir akıyor ve o nehirden akan her damlayı yudumlamam gerekiyormuş gibiydi. İlber Ortaylı’nın Yenal Bilgici ile gerçekleştirdiği söyleşiden çıkmış bir kitap bu ama öyle klasik kişisel gelişim kitaplarından çok farklı bir yerde. Kitap, "Şunu yaparsan başarılı olursun" gibi içi boş formüller sunmak yerine, ömrünü tarihe, seyahate ve öğrenmeye adamış bir entelektüelin kendi yaşam muhasebesini ve gözlemlerini aktarıyor.
Kitabı okurken İlber ortaylının sesiyle okuyorsun zaten. Ortaylı, insan ömrünü keskin dönemlere ayırıyor ve her dönemin hakkının verilmesi gerektiğini söylüyor. Özellikle 15-25 yaş arası döneminde atılan temellerin, öğrenilen dillerin ve yapılan seyahatlerin insanın tüm geleceğini nasıl şekillendirdiğini kendi hayatından örneklerle harmanlaması da daha sıcak hissettiriyor insana. Kişisel gelişim kitaplarındaki sloganlar gibi değil yani. Baya baya yaşanmışlıkların tecrübelerin konuştuğunu anlıyorsun.
Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri, "konfor alanından çıkma" vurgusu oldu. Hoca, gençlerin ve yetişkinlerin sadece bildikleri, rahat ettikleri çevrelerde kalmasını büyük bir kayıp olarak görüyor. Ona göre yaşamak; bilmediğin bir şehre gitmek, harita okumayı öğrenmek, gerekirse aç kalmak ama o sokakları yürüyerek keşfetmektir. Ama gel gelelim mevcut ekonomik koşullarda gençlerin değil bir ülkeyi hakkıyla gezip görmesi, ülke sınırından çıkması bile çok zor. Keşke herkes imkan bulsa da bu tavsiyeleri yerine getirebilse. Ama yine de vizyonu çok geniş bir yere koyuyor bu görüşler. O yüzden çok değerli. Ben dediğim gibi çok yerin altını çizdim. Ama ömrümün ilerleyen yaşlarında bir daha bu alıntılara dönüp okumak istiyorum. İlber Ortaylı Çok güzel bir ömür yaşamakla beraber dipsiz bir okyanus gibi bildiği şeyleri aktaran ve yaşadığı sürece de öğrenmekten öğretmekten vazgeçmeyen gerçek bir münevverdi. Rahmetle anıyorum.