·223 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Mayıs 2026 12:40 "Ben yalnız Fahri’yi severim, o da beni sever. Severim. Niçin? Bunun niçini yok. O da beni sever, onun sevgisinin de niçini yoktur. İşte sevgi bu. Kalanı yalan. Kalanını biz uydururuz."
Ayaşlı ile Kiracıları, Ankara'da eski bir apartman dairesinin odalarını paylaşan, burada bir arada yaşayan birbirinden farklı insanları gözlemleme fırsatı yakaladığımız bir roman. Memurlar, kumarbazlar, toplumun farklı seviyelerindeki adamlar ve kadınlar, işsizler, karışık ilişkilere sahip kişiler ve hayata tutunmaya çalışanlar. Bunların hepsi tek bir dairede bir arada.
Roman boyunca devamlılık ve süreklilik içeren olaylar olmasa da insanların birbiriyle ilişkileri, hayata bakışları ve olaylara verdikleri farklı tepkiler üzerinden hem Cumhuriyet'in erken dönemlerine dair gözlemler yapıyor, hem de Memduh Şevket Esendal'ın insan doğasına dair yorumları ve bakışını okuyoruz.
Esendal, karakterleri çevrede gözlemleyebildiği insanlar üzerinden oluşturduğu için kitabı okumak da bir roman okumak gibi değil de geçmişte gerçekten bir dairenin içinde yaşananlara dair dedikoduları okumak gibi ilginç ve keyifliydi. Dili de buna uygun olacak şekilde oldukça sade, daha çok diyalog odaklı ve konuşma diline oldukça yakın.
Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki insanların gündelik yaşamları, hayattan beklentileri, özellikle kadınların değişmekte olan bu toplumdaki durumunu okumak çok güzeldi.