Gönderi

8/10
·167 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
“Hayat sanki bir Noel babaymış da diğer çocuklara türlü türlü hediyeler renkli şekerler dağıtmış ve bir tek beni unutmuş diye düşünürdüm.” Sizin de bazen böyle düşündüğünüz oldu mu? Yaşamın size haksızlık ettiğini, etrafınızdaki dünyadan çok farklı bir hayat sürdüğünüzü… Ben çok düşündüm. Hayat herkese aynı şartlarda tepsiyle sunulan bir fincan kahve değil ne yazık ki. Birilerine hazırdır hayat diğerlerine bir dağ tırmanışı adeta. Öyle işte… İç döküşlerimi kitabın konusuna çeviriyorum. Geçmişinden kaçmak için kendini izole eden birinin hikayesi. Yeni bir rutin oluşturup iddiasız yaşamında var olmaya çabalar. Bir gün yolda yürürken yaşlı bir adama gözü takılır. Geriye dönüp baktığında öyle birinin olmadığını görür. Bunu bir kez daha yaşayınca hayal ile gerçekliği birbirinden ayırt edemediğini sanarak endişelenir. Bir kaç gece uyumaz ve kendini deli olmadığına ikna çabasına girer ama bünye dayanamaz ve uyurr ama ben gerisini anlatmayacağım O yaşlı adam bir hayal ürünü mü değil mi ? Yoksa vicdanı ete kemiğe mi büründü? Bu sorularının cevabını ancak kitabın içinde bulursun Merak diyince de ben yaaaa Sonuçta halkla ilişkiler ve reklam okudum. Soru sorma tekniğini hep sevmişimdir. Yazan ve okuyanın en güçlü bağı böyle kurduğunu düşünürüm. Ben de yazdığım hikaye ve denemelerde insanları kendi iç dünyalarına dahil edip, sorgulamayı güçlendirmek için çok sık yaparım. Eğer bir paragraf sizi kendi iç dünyanızı sorgulamaya itiyorsa bence başarıyı elde etmiştir. Savaş Aşçı bunu mükemmel yapmış. İç monologlar harika bir yüzleşme yaratmış. Son dönem yazarlarından altını bu kadar çizdiğim bir roman okumak çok şaşırtıcıydı ve bu benim için bir onurdu. Akıcı, anlaşılır ince ince motiflemiş hikayeyi yazarımız. Gerçekten çok başarılı buldum. Kalemi daim olsun… benden bu kadar Herkese keyifli okumalar diliyorum. Kitapla sevgiyle kalın ’larım
İnsan ve Duygular
HesaplaşmaSavaş Aşçı · Odessa Yayınevi · 202674 okunma
·
87 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.