Bir Ömür Nasıl Yaşanır? Biraz “hayat koçluğu” kitabı gibi görünse de aslında öyle değil. Daha çok yaş almış, çok görmüş bir insanın karşısına oturup “bak ben şunları gördüm, şunları kaçırma” demesi gibi hissettiriyor.İlber Ortaylı sanki masaya oturmuş, çay içiyor ve bir yandan anlatıyor: “Dil öğren, dünyayı gör, müze gez, boş yaşama, merak et.” Zaten kitap boyunca tekrar tekrar dönen şey merak. Bazen “iyi bir hayat yaşamak” tanımı daha çok kültür, eğitim, seyahat, entelektüel gelişim üzerinden anlatılıyor. Kitapta hafif bir hüzün var. Çünkü satır aralarında sürekli zamanın geçtiğini hissediyorsun. “Gençlik geçiyor, erteleme” düşüncesi var. O yüzden okurken sadece bilgi değil, zaman duygusu da geliyor insana.
Klasik kişisel gelişim kitaplarındaki “5 adımda mutlu ol” havası yok. Daha eski usul bir yaklaşım var. İnsanı büyüten şeyin kültür, kitaplar, şehirler, insanlar ve disiplin olduğunu söylüyor. Bazı bölümlerde sanki çok güçlü bir hayat temposu öneriliyor. Sürekli öğren, sürekli gez, sürekli kendini geliştir… Bu bazen “yetişemiyorum” hissi de bırakabilir.
Kitabın bence özeti tek cümlede şu olabilir: Hayatı tüketme, hayatın içine gir.