“Cahillik mutluluktur” sözünün kitabı yazılmış. Bu kitabın geçtiği evrende halka zorla dayatılan hiçbir şey yok. İnsanlar düşünmeyi kendi kendine terk etmişler. Gerçeklerden kaçmışlar. Sonucunda ne mi olmuş? Senin yerine düşünen ekranlar. Dışarıda, evde, her yerde oynatılan görüntüler, insanlar, reklamlar. Her şey sanal. Sürekli bir yalancı meşguliyet hali. Oturup düşünecek veya dikkatini bir şeye vermeden bomboş oturacak bir saniyen bile yok. Bu yaşantı bana çok tanıdık geliyor. O yüzden bu kitap tam olarak distopya değil. Kısmen realite.